SONTURKHABER
Haber Portalı

Vizyonda bu hafta

Türk sinemalarında bu hafta 12 yeni film vizyona giriyor.

Arctic

Arctic, zorlu doğa koşullarında hayatta kalmaya çalışan bir adamın hikayesini anlatıyor. Genç bir adam olan Overgård’ın hayatı, çıktığı uçak yolculuğundan sonra alt üst olur. Overgård’ın uçağı, kutup bölgesinden geçtikleri sırada düşer. Uçaktan sağ çıkmayı başaran Overgård’ın, ekiplerin gelip kendisini kurtarmasını beklemekten başka çaresi yoktur. Bu süreçte çetin hava koşullarından korunmak için kendisine sığınacak bir yer yapar. Kurtarılmasına az bir zaman kala yaşanan trajik bir kaza Overgård’ın kurtarılma şansını yok eder. Hiçliğin ortasında, sert doğa koşulları ile başbaşa kalan Overgard’ın önünde iki seçenek vardı. Ya görece güvenli olan sığınağında kalıp amansız doğa felaketlerinden kendisini koruyacak ya da sonunu bilmediği ölümcül bir yolculuğa çıkacaktır. Joe Penna’nın ilk uzun metrajlı filmi olan Arctic’in başrolünü Mads Mikkelsen üstleniyor. Dram türündeki filmin senaryosunda yönetmen ile birlikte Ryan Morrison’ın imzası bulunuyor.

Avengers: Endgame

“Avengers Infinity War”un ardından pek çok süper kahraman küle dönüşmüştür. Doktor Strange, Gamora, Drax, Mantis, genç Örümcek Adam, Black Panther, Bucky Barnes, Groot, Scarlet Witch, Vision, Star Lord, Maria Hill, The Wasp ve Nick Fury gibi pek çok kahraman, Thanos’un Sonsuzluk Eldiveni’ni ele geçirmesi ve kendi dengesini kurması yüzünden yok olmuştur ve dünya umutsuz haldedir. Dünya üzerinde kalan Black Widow, Kaptan Amerika, Thor ve Hulk kendi yaslarını tutmaktayken, Iron ve Nebula ise kontrol edemedikleri bir uzay gemisinin içinde, uzay boşluğunda sürüklenmektedirler. Süper kahramanlar takımı için işler pek de iyi görünmemektedir. Ancak Kuantum Bölgesi’nden çıkmanın bir yolunu bularak Avengers ekibinin kalan üyelerine giden Ant-Man, yeni bir umut ışığı olacaktır. Daha önce var olduğunu bilmedikleri bölgeler, kahramanlar ve evrenlerin varlığını öğrenen ekip, Thanos’un kurduğu bu çarpık dengeyi değiştirmek ve kendilerinden alınanı geri getirmek için hayatlarının en büyük mücadelesine girişeceklerdir. Hepsi kişisel olarak önem verdikleri şeyleri kaybetmiş olan kahramanlarımız için intikam vakti gelmiştir.

Destroyer

Destroyer, büyük bir soyguncunun peşine düşen bir dedektifin hikayesini konu ediyor. Erin Bell, uzun yıllar Los Angeles Polis Departmanı’nda çalışan bir dedektiftir. İşinde eski saygınlığını yitiren genç kadının özel hayatında da işler pek yolunda gitmez. Kızı Shelby ile de sorunları olan Erin, oldukça sıkıntılı bir süreçten geçmektedir. Tam da bu sırada hiç hesaba katmadığı bir durumla karşı karşıya kalır. Genç kadının en büyük kabusu yeniden ortaya çıkar. Dolabında önemli bir ipucu bulan Erin, bu sayede yıllar önce peşine düştüğü ancak yakalamayı başaramadığı büyük soyguncu Silas’ın hala hayatta olduğunu öğrenir. Silas’ı yakalamak Erin için kişisel bir mesele haline gelir ve vakit kaybetmeden onun peşine düşer. Silas’ı ararken geçmişi ve düşmanlarıyla yüzleşmek zorunda kalan genç kadın bu sefer büyük soyguncuyu yakalamayı başarabilecek midir? Karyn Kusama’nın yönetmen koltuğunda oturduğu filmde Erin Bell karakterine Nicole Kidman hayat veriyor. Senaryosunu Phil Hay ve Matt Manfredi’nin kaleme aldığı filmin kadrosunda Sebastian Stan, Tatiana Maslany, Beau Knapp, Bradley Whitford, Toby Kebbell gibi isimler yer alıyor.

Greta

Greta, metroda bulduğu çantayı sahibine ulaştırması sonucu yolları kesişen iki kadının hikayesini konu ediyor. New York’ta tek başına yaşayan genç bir kadın olan Frances, metroda unutulmuş bir çanta bulur. Çantanın sahibi, klasik müzik hayranı bir piyano öğretmeni olan Greta’dır. Çantayı sahibine ulaştırmaya kararlı olan Frances, vakit kaybetmeden yola koyulur. Evine kadar gelip kendisine çantasını ulaştıran Frances’e teşekkür etmek isteyen Greta, onu kahve içmeye davet eder. Bu sayede yolları kesişen ve birbirlerini tanımaya başlayan Frances ve Grera arasında kısa sürede beklenmedik bir arkadaşlık oluşur. Yakın zamanda annesini kaybetmiş olan Frances ve kocasını kaybeden yalnız bir kadın olan Greta’nın bu arkadaşlığa ihtiyacı vardır. Ancak bir süre sonra Frances, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını keşfeder ve ikili arasındaki ilişki korkunç bir hal almaya başlar.

Hayatta Olmaz

Hayatta Olmaz, üç çocukluk arkadaşının hikayesini konu ediyor. Gösteriş meraklısı Emin, fırıldak Arif ve saf Hayrani, çocukluktan beri bir arada olan yakın arkadaşlardır. Onlar, her ne kadar birbirlerinden farklı karakterlere sahip olsalar da iyi kötü tüm zamanlarda birbirlerinin yanında olur. Asla olmayacağını düşündükleri ne varsa hepsi teker teker gerçekleşmeye başlayınca üç arkadaş kendilerini eğlence dolu bir macerasının içerisinde bulur.

Hello Kitty

1975 yılında Sanrio tarafından yaratılan çizgi karakter Hello Kitty, ekranların ardından şimdi de beyaz perdeye uyarlanıyor. Filmde, Hello Kitty ve arkadaşlarının yaşadıkları maceralar konu ediliyor.

Kuklalı Köşk

Kuklalı Köşk: Hırsız Var, zengin olma hayali kuran bir grup hırsızın, canlı kuklaları çalmaları sonucu başlarına gelen maceraları konu ediyor. Büyük bir köşkte yaşayan Müşfik Amca’nın bir akşam arkadaşlarının davetine katılması, beklenmedik olayların gelişmesine neden olur. Müşfik’in evine girmeyi planlayan Behçet ve Riko adındaki hırsızlar, onun evden ayrılmasıyla birlikte planlarını uygulamaya koyulur. Hırsızlar evde kimsenin olmadığını düşünmektedir ancak bilmedikleri çok önemli bir şey vardır. Müşfik, evden giderken köşkü kuklalara emanet etmiştir. Eve hırsızların girdiğini gören kuklalar, evi hırsızlara karşı savunmaya başlar. Karşılarında birden canlı kuklaları görünce ne yapacaklarını şaşıran Behçet ve Riko, kuklaların daha çok para edeceğini düşünüp, onları kaçırmaya karar verir. Ancak bunu yapmak, sandıkları kadar kolay olmayacaktır.

Lanetli Gözyaşları

Lanetli Gözyaşları, kendisine ve ailesine musallat olan doğaüstü varlıktan kurtulmaya çalışan Anna’nın hikayesini anlatıyor. Anna Garcia, 1973 Los Angeles’ta yaşayan bir sosyal hizmetler görevlisidir. Elindeki davalardan biri onu oldukça zorlamaktadır. Davanın derinlerine indikçe, karmaşık davanın içinde ürkütücü doğaüstü güçler olduğunu fark etmeye başlar. Bu doğaüstü güçlerin yarattığı etkiler, Anna’nın kendi ailesinin başına gelenlere benzer izler taşımaktadır. Bu doğaüstü izler, kendi eliyle mühürlenmiş korkunç bir kaderde sıkışıp kalan, korkunç görünüşü ve ölümle yaşam arasında sıkışan ruhu ile dehşet salan La Llorona’nın izleridir. La Llorona, yani “Ağlayan Kadın”, gerçek hayatta bir kıskançlık krizi sonucu kendi çocuklarını boğmuştur. Acı içinde ağlarken kendini de azgın nehre atan kadının ismi, nesiller boyunca dehşetin kendisi olmuştur. Artık gözyaşları sonsuzdur ve geceleri onun ölüm çağrısını duyanların kurtuluşu yoktur. Kendi çocuklarının yerine geçirmek için çaresizce çocukları avlayan La Llorona, yüzyıllar geçtikçe arzusunda daha da vahşileşmiş ve yöntemleri daha da acımasız olmuştur. Çocuklarını tehlikeye soktuğundan şüphelenilen sorunlu bir annenin ürkütücü uyarısını göz ardı eden Anna ve küçük çocukları, korkutucu bir doğaüstü dünyaya çekilir. La Llorona’nın ölümcül gazabından kurtulmak için umutları, inançları sarsılmış bir rahip ve onun korkunun ve inancın çarpıştığı uçurumlarda sallanan mistisizmi olabilir. Anna’nın ailesini kurtarmak için inançlarına sıkı sıkı sarılması ve ruhsal bir mücadele vermesi gerekecektir…

Meteler

Meteler, Yüzbaşı Kürşad ve 8 askerin yer aldığı Meteler timinin teröristlerle verdiği mücadeleyi konu ediyor. Afrin operasyonunun 43. gününde Meteler timi, canları pahasına bölgede bulunan teröristler ve onlara destek veren yabancı unsurlarla zorlu bir mücadeleye girişir. Burak Akyol’un yönetmen koltuğunda oturduğu filmin kadrosunda Gökhan Mumcu, Serhan Çeliker, Temmuz Gürkan Karaca, Cem Okyay, Kerem Tanık gibi isimler yer alıyor.

Neden Yaratıcıyız?

Film, birbirinden farklı dallarda birçok insana sorulan bir sorunun peşine düşüyor. Neden yaratıcısınız? Yönetmen koltuğunda oturan Hermann Vaske, yönetmenlerden oyunculara, müzisyenlerden moda tasarımcılarına, devlet adamlarından bilim adamlarına kadar farklı meslek dallarından birçok insana bu soruyu sorarak, yanıt arıyor. Yönetmen, David Bowie, Ai Weiwei, Björk, Wim Wenders, Philippe Stark, Yoko Ono, John Hegarty, David Lynch, Yohji Yamamoto, Damien Hirst, Angelina Jolie, Nobuyoshi Araki, Quentin Tarantino, Bono, Nick Cave, Neo Rauch, Stephen Hawkins, the Dalai Lama, Peter Ustinov, Marina Abramovic, Diane Kruger, Julian Schnabel, John Cleese, Jimmy Page, Vivienne Westwood ve Takeshi Kitano ile röportaj yaparak, yaratıcılığın kaynağını sorguluyor.

O İş Bende

O İş Bende, iflas eden babasının borçlarını ödemeye çalışırken kendisini türlü maceraların içerisine sokan genç bir adamın hikayesini konu ediyor.

Varlıklı bir iş adamının oğlu olan Mert’in imrenilecek bir hayatı vardır. Her istediğini elde edip, sefa içinde yaşayan Mert’in hayatı, babasının iflas etmesi ile alt üst olur. Üstüne bir de babasının rahatsızlanması, her şeyin daha da kötü bir hal almasını sağlar. Babasının borçlarını üstlenmek zorunda kalan Mert, borçları ödemenin yollarını ararken kendisini türlü maceraların içerisinde bulur. Komedi türündeki “O İş Bende” filminin yönetmen koltuğunda Haydar Işık oturuyor. Filmin başrollerini ise Nilay Toprak ve Nez Demir üstleniyor.

Saf

Saf, gecekonduda yaşayan bir çiftin, mahallede çıkan kentsel dönüşüm söylentileri sonrasında değişen hayatlarını konu ediyor. Kamil ile Remziye, Fikirtepe’de bir gecekondu mahallesinde yaşayan evli bir çifttir. Naif bir adam olan Kamil, yan mahallede yürütülen kentsel dönüşüm projesinin şantiyesinde çalışmaya başlar. Uygulanan kentsel dönüşüm projesine mahalleli oldukça tepkilidir. Mahallesinde gördüğü tepkiler ve iş yerinde artan baskılar, Kamil’i farklı bir adama dönüştürür. Kamil’in yaşadıkları onunla birlikte en çok eşi Remziye’yi etkiler. “El Yazısı” filmi ile tanınan Ali Vatansever’in yönetmen koltuğunda oturduğu filmin başrollerini Saadet Işıl Aksoy ve Erol Afşin paylaşıyor. Senaryosu da Ali Vatansever’e ait olan filmin kadrosunda Onur Buldu, Ümmü Putgül ve Kida Ramadan gibi isimler yer alıyor.

(İHA)

Dikkatinizi Çekebilir:

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.