ABD den Filistin heyetine vize engeli: Hukuk dışı karar sonrası İstanbul da alternatif zirve seçeneği Gündem Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere göre, SonTurkHaber.com bilgi veriyor.
ABD’de Donald Trump yönetimi, eylül ayında New York’ta düzenlenecek Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) öncesinde Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ve Filistin Yönetimi (FY) üyelerinin vizelerini iptal etti.
ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, bu kararın Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun talimatıyla ABD yasaları doğrultusunda alındığı ve Filistinli tarafların taahhütlerini yerine getirmemesi ile barış ihtimallerini baltalamasına bir cevap olduğu savunuldu.
Ancak BM’nin merkezi New York’ta ve bu durum özel bir hukuki rejime tabi.
ABD, BM anlaşmasına aykırı hareket ediyor
Bu durum, 1947’de ABD ile BM arasında imzalanan “BM Genel Merkezi Anlaşması” çerçevesinde hukuki açıdan tartışmalı hale geliyor.
Söz konusu anlaşma, BM’ye üye devletlerin temsilcilerinin ve diplomatlarının toplantılara serbest girişini güvence altına alıyor ve Vaşington yönetiminin keyfi vize engellemelerinin önüne geçiyor.
Ancak ABD, 'ulusal güvenlik' bahanesini öne sürerek BM ile ters düşüyor ve fiiliyatta ev sahibi olması sebebiyle diplomatik güç dengesi onun elinde oluyor.
Türkiye'de alternatif zirve olabilir mi?
ABD'nin Filistin heyetine yönelik hukuk dışı kararının ardından ise Türkiye'de alternatif bir zirve düzenlenmesi fikri öne çıkıyor.
Dünya halklarının terör devleti İsrail'e karşı bu denli ayaklandığı ve 50 ülkeden 150'yi aşkın alimin Gazze zirvesi için İstanbul'da bir araya geldiği bu dönemde Türkiye'nin rolü önem kazanıyor.
Gazze'deki katliamların ortağı ABD'nin bu skandal vize tutumuna karşı Türkiye'nin bir öncülük yaparak diğer dünya devletlerine "ABD Filistinli yetkililere vize vermezse BM toplantısını boykot etme" veya "İstanbul’da alternatif toplantı" önermesinin soykırım şebekesine karşı etkili sonuçlar doğuracağı üzerinde duruluyor.
ABD'ye küresel mesaj
Türkiye’nin böyle bir öncülük üstlenmesinin, BM’nin ev sahibi ülke olan ABD’nin keyfi uygulamalarına karşı küresel bir mesaj niteliği taşıyabileceği vurgulanıyor.


