Batman sazan sarmalında: 20 bin dosya bekliyor
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com duyuruda bulunuyor.
Banka hesaplarını kiralayarak başkalarına kullandıran ve bu nedenle dolandırıcılıkla suçlanan kişilerin sayısı günbegün arttı. Cüzi miktarda kazanç vaadiyle kandırılan gençler hakkında açılan davaların sayısı dikkat çekerken Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan, büyüyen tehlikeye karşı uyardı.
20 BİN DOSYA BEKLİYORBatman’da banka hesaplarını başkalarına kullandırarak ‘bilişim sistemlerinin veya banka/kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık’ suçlamasıyla açılan dosya sayısı son 1,5 yılda 20 bine yaklaştı.
Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan, gençlerin cüzi miktarlarla ikna edilip kurban seçildiği bir dolandırıcılık yöntemiyle karşı karşıya olduklarını ifade ederken "Yaklaşık 20 bine yakın bir dosyadan söz ediyoruz. Peki, bu olay nasıl oluyor? Özellikle lise bitimindeki gençler hedef olarak seçiliyor. Ya dershane öğrencileri ya da üniversiteye hazırlanan gençler hedef alınıyor" dedi.

Kazanç vaadi ve tehlikesiz olduğu iddiası ile gençlerin dolandırıcıların ağına çekildiğini vurgulayan Abdülhamit Çakan, tuzağı şu sözlerle anlattı:
"Çoğu zaman ‘birkaç kart veya hesap çıkart, biz karşılığında sana cüzi bir ücret ödeyelim. Merak etme, sana bir şey olmayacak’ denilerek ikna ediliyor. Gençler de ‘sonuçta kartı çıkartıp veriyorum ya da hesap çıkartıp veriyorum. Ben kimseyi dolandırmıyorum. Kimse hakkında işlem yapmıyorum. Dolayısıyla benim açımdan bir sıkıntı olmayacak’ diye düşünüyor ve bu kartları dolandırıcılara veriyor”
BATMAN SAZAN SARMALINDASazan sarmalı olarak bilinen yöntemi kullanan dolandırıcıların Batman'da çok sayıda mağdur yarattığına dikkat çeken Çakan "Bu dolandırıcılık yöntemi, son birkaç yılın önemli problemlerinden biri ve ne yazık ki hem bölgede hem de Batman'da çok yoğun karşılaştığımız, gençlerin mağduriyetine yol açan bir durumdur. Sayı olarak bildiğimiz kadarıyla bölgede en çok sayının olduğu şehir; Batman." dedi.

Baro Başkanı Çakan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bundan sonrası çok daha vahim. Bu kartları ellerine geçiren kişiler, şebekeler var. Çoğu da batıda. Bu kart bilgileri onlara ulaştırılıyor. Onlar Türkiye'nin çeşitli yerlerinden insanları dolandırıp, o dolandırdıkları parayı o kartlara aktarıyorlar. Daha sonra da o kartlar vasıtasıyla da bilinmeyen kripto hesaplara bu paralar gönderiliyor. Takibi de mümkün değil ama sonuçta muhatabınız kim oluyor, o kart sahibi ve onlarca soruşturma açılıyor.
Davalar açılıyor ve her bir dava açısından neredeyse 3'ün üzerinde bir ceza o kişiyi bekliyor. Birden fazla hesabı olduğu zaman, bazılarının 7-8, bazılarının 10 dosyası oluyor ve her biri 3 yıldan hesaplandığı zaman bu şahsın hayatının kararması demek. İçlerinde hala üniversitede okuyanlar var, doktor olanlar var, avukat olanlar var, öğretmen olanlar var ve böyle bir ceza müeyyidesiyle karşı karşıyalar. Mesleklerinden olma durumu söz konusu.”.

Özellikle ebeveynlerin bu konuya karşı çok dikkatli olmaları gerektiğini vurgulayan Baro Başkanı Abdülhamit Çakan, şöyle devam etti:
“Ebeveynlerin de haberi yok. Neden? Çünkü gençler sabah dışarı çıkıyor akşam evlerine geliyor. Ergenlik çağındalar genelde. Ebeveynler ile aralarında bir muhabbet bir sohbet de yok, bu konuyu da açamıyorlar. Ebeveynler ne zaman öğreniyor? Evlerine bir mahkeme celbi ya da adliyeden bir savcılık celbi geldiği zaman öğreniyorlar. O zaman da iş işten geçmiş oluyor. Aslında ben buradan en çok ebeveynlere çağrıda bulunuyorum. Lütfen çocuklarınıza sorun kimseye kart vermişler mi vermemişler mi? Ya da vermemişlerse asla en yakınlarına, en güvendiklerine bile banka kartı çıkartmasınlar. Asla kimseye hesap numarası vermesinler. Aksi halde altından kalkamayacakları bir durumla karşı karşıya kalacaklar. Vermişlerse de mutlaka adli mercilere başvursunlar. Çocuğun kendisiyle beraber gitsinler böyle bir durum var, biz suç işlemek kastıyla yapmadık. Bir an önce hem bankalarda bu kartları dondursunlar, iptal ettirsinler. Bir yandan emniyet ve savcılığa da başvursunlar. Ebeveynlere çağrımızdır, lütfen çocuklar konusunda bu konuda hassas olsunlar. Bir gençlik heba ediliyor. Bu gençlerimiz ileride iş sahibi olamayacaklar ya da iş sahibi olsalar bile memuriyetlerine sırf bu kart meselesi yüzünden son verilecek. Gençler bizim geleceğimiz, onları heba etmeyelim. Bu konuda tüm kurumlara, tüm STK'lara ve başta ebeveynlere çok iş düşüyor. Hep beraber biz bu soruna el atalım. Burada siyasilere de çağrımızdır, kanun korucuya da çağrımızdır. Bu konuda mutlaka yasal bir düzenleme şart. Düşünün 1000-2000 lira için bir kartı birilerine veren gençlerimiz ne yazık ki, ağır ceza müeyyidesiyle karşı karşıya kalıyor. Ben bunun da çok insani olduğunu düşünmüyorum. Evet; hukuki olabilir, kanuni olabilir ama insani anlamda gençlerimizin geleceğinin karartılması söz konusu. Buna hep beraber engel olmak zorundayız.”


