SonTurkHaber.com
close
up
Menu

Putin, Trump’tan sonra Çin liderine gidiyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat Erzurum da konuştu: Milli gelirde 1.4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız Türkiye Ekonomisi Haberleri

Kilolu yolculardan 2 bilet parası alacaklar: Dev şirket yeni kavgayı başlattı Sözcü Gazetesi

Gazze Sağlık Bakanlığı: Kıtlık ilan edilmesinden bu yana hiçbir şey değişmedi, toplu ölümler bekliyoruz Ortadoğu Haberleri

Eksim Ventures’dan modüler nükleer reaktörler yatırımı

Icardi eski takım arkadaşı Aktürkoğlu’nun fotoğrafını paylaştı

Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı: Sağlık Bakanlığı 2. etap personel alımı başvurusu başladı mı? ÖSYM kılavuzu yayınladı mı?

Cihat Yaycı Türkiye nin gururu Çelik Kubbe nin nasıl çalıştığını adım adım anlattı: İstanbul u vursalar füze Ankara da düşer VİDEO İZLE

Letonya maçı galibiyet sonrası Alperen Şengün: Turnuvaya güzel başlangıç yaptık, bizim için çok önemliydi

Gaziantep haberleri Başkan Şahin, Kamil Ocak Millet Bahçesi ndeki çalışmalar hakkında bilgi aldı 27 Ağustos 2025

Elif Atayman cezaevine giden süreci anlattı: İlk kurban benim

Mesai bitimine dakikalar kala Aziz İhsan Aktaş tan Adliye ye sürpriz ziyaret

İşte Galatasaray ın muhtemel rakipleri! Futbol Haberleri

Galatasaray ın Şampiyonlar Ligi ndeki muhtemel rakipleri belli oldu

Antalya da soğuk hava deposu ve imalathanede yangın Antalya Haberleri

Aşkı bulduktan sonra evine kapanmıştı... Ünlü çifte dördüncü bebek geliyor... 44 yaşında bir kez daha hamile!

Bayrampaşalı vatandaşlardan Kocatepe’de 103 üncü yıl coşkusu

Faizci huzurlu sanayici kâbusta Ekonomi Haberleri

2026’da %11+7 2027’de % 5+4

Bir dönemin parlak oyuncusuydu... Şimdi elinde kalan güzel hatıralar ve yıkık dökük bir ev... Ünlü oyuncu gökteki yıldızlar gibi kayıp gitti!

Cübbenin altında gizlenen üniforma: Millî Mücadelemizin sarıklı kahramanlarından İsmail Şükrü Çelikalay Hocaefendi Mahmut Ay

Cübbenin altında gizlenen üniforma: Millî Mücadelemizin sarıklı kahramanlarından İsmail Şükrü Çelikalay Hocaefendi Mahmut Ay

Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com haber yayımlıyor.

Yarın, Millî Mücadelemizin nihâî zaferle taçlandığı 30 Ağustos zaferinin yıldönümü. Zor şartlar altında zafer kazanmak her milletin harcı değil. Böyle durumlarda zafer, çok büyük emek ve fedakârlık gerektirir. O günlerde bu mücadeleyi veren ecdadımızın pek bilinmeyen muazzam fedakârlık ve kahramanlık öyküleri var. Bu öyküler, bizler ve gelecek nesiller için çok kıymetli. İşte bu öykülerden biri de kendisiyle hemşehri olmaktan gurur duyduğum Afyonkarahisarlı İsmail Şükrü Çelikalay Hocaefendi’nin

Yarın, Millî Mücadelemizin nihâî zaferle taçlandığı 30 Ağustos zaferinin yıldönümü. Zor şartlar altında zafer kazanmak her milletin harcı değil. Böyle durumlarda zafer, çok büyük emek ve fedakârlık gerektirir. O günlerde bu mücadeleyi veren ecdadımızın pek bilinmeyen muazzam fedakârlık ve kahramanlık öyküleri var. Bu öyküler, bizler ve gelecek nesiller için çok kıymetli. İşte bu öykülerden biri de kendisiyle hemşehri olmaktan gurur duyduğum Afyonkarahisarlı İsmail Şükrü Çelikalay Hocaefendi’nin öyküsü. Gelin, onun öyküsünü birlikte hatırlayalım.

İsmail Şükrü Efendi, 1876 yılında Afyonkarahisar’da, Dava Vekili Mehmet İzzet Efendi ile Fatma Hanım’ın evladı olarak dünyaya gelir. Tüm tahsil ve memuriyet hayatı Afyonkarahisar’da geçer. Karahisar-ı Sahip Erkek Rüştiye Mektebi’ni bitirdikten sonra bir taraftan astronomi, cebir ve kozmografya gibi müspet ilimler alanında özel dersler alarak kendisini yetiştirir, diğer taraftan da Afyon’daki ulemâdan yoğun bir şekilde özel dersler almak suretiyle dinî ilimlerde icazet alır. Ayrıca tarım alanında da özel dersler alarak bu sahadaki bilgisini geliştirir. 1909 yılında Afyon’da Darülmuallimin-i Sıbyanı’nın (öğretmen lisesi) kuruluşuna öncülük eder ve akabinde bu okulun müdürü olur. Bilahare müderrislik yapar; fıkıh dersinin yanı sıra hesap (matematik), fizik, ziraat, edebiyat, resim ve hat dersleri de verir medresede.

İsmail Şükrü Efendi, eğitimle meşgul olmanın yanı sıra siyasetle de meşgul olur. II. Meşrutiyet Dönemi’nde İttihat ve Terakki’ye katılır ve Afyonlular nezdinde önemli siyaset adamlarından biri olur. Anadolu’da Milli Mücadele başlar başlamaz bu harekete katılır; Afyonkarahisar’da Kuva-yı Milliye’nin ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasına öncülük edenler arasında yer alır. Şehri işgal edenlerin silah depolarından silahların kaçırılmasında da önemli rol oynar.

İsmail Şükrü Efendi, Kuva-yı Milliye’nin dini ve halifeyi kurtarmak için faaliyet gösterdiğini, bu sebeple Kuva-yı Milliye’ye yardım etmek gerektiğini ifade eden 16 Nisan 1920 tarihli Ankara Fetvasına destek veren ulemâya katılır.

İsmail Şükrü Efendi, Ankara merkezli Milli Mücadele hareketine desteğini daha da artırmak için Afyonkarahisar mebusu seçilir ve Ankara’ya gelir. Ankara’da halkın Milli Mücadele’ye destek vermesini teşvik için Zincirli ve Hacı Bayram camilerinde vaazlar verir. O, sadece bir hoca olarak halkı Milli Mücadele lehinde saf tutmak için irşat etmekle kalmaz; tamamen kendi gayretleriyle bir alay kurarak bilfiil cephede “alay komutanı” olarak cihat eder. Bu alay, o kadar etkili ve verimli işler yapar ki “Çelik Alay” diye anılmaya başlar. Nitekim Hocaefendi’nin “Çelikalay” soyadı da kurmuş olduğu bu alayın adından gelir. Bu “Çelik Alay”ın hepimizin mutlaka bilmesi gereken muhteşem bir öyküsü vardır. Bu öyküyü, İsmail Şükrü Efendi, 1949’da İstanbul’a gittiğinde dostu Eşref Edip’e anlatmış ve bu öykü, Eşref Edib’in Sebîlürreşad mecmuasında yayımlanmış olup özetle şu şekildedir:

Yunan ordusu, İzmir’i işgal ettikten sonra civar illerde işgalini sürdürmüş ve 24 Haziran 1920’de Alaşehir’i işgal etmiştir. Bunun üzerine TBMM’de gizli oturumlar yapılır. İsmail Şükrü Efendi, bu oturumlarda vatan topraklarının işgaline seyirci kalamayacağını, camilerin ahıra dönüştürülüp düşman atlarının oralara bağlandığını görmektense şehit olmayı yeğlediğini söyler ve duygu yüklü bir konuşma yapar. Ankara’da kalamayacağını, cepheye gidip cihat meydanında bilfiil savaşmak amacıyla meclis başkanlığından izin talep edeceğini söyler. Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak, durumun çok tehlikeli olduğunu, düşmanın bir an evvel durdurulması gerektiğini ancak düşmanı durduracak bir ordu kurmak için beş aya ihtiyaç olduğunu söyler. Bunun üzerine İsmail Şükrü Efendi “Paşam!” der; “Bana kırk at ve kırk silah verin. Kuracağım gönüllü birlikle ben düşmanı beş ay oyalarım. Kırk kişiyle yola çıkarız ama yol boyunca toplayacağım vatan evlatlarıyla bin kişiyi geçeriz.” Fevzi Paşa da çok memnun olur ve “Tamam hocam.” der, “Size yardım için lazım gelen ne varsa yapılması emrini vereceğim.” Paşa, Ankara’daki silah deposuna talimat vererek ne kadar mühimmat varsa Hocaefendi’ye verilmesini emreder. İsmail Şükrü Efendi, depoya büyük bir umutla gider, depo açılır. Bir de ne görsün! Depoda yalnızca 14 adet Martiniden bozma tek ateşli bekçi silahı vardır! Bu manzara karşısında hüzünlenen Hocaefendi, Cenâb-ı Hakk’a iltica edip O’ndan yardım ister. Aklına koymuştur bir kere. Düşman mutlaka durdurulmalıdır.

Bu vazifenin sorumluluğunun, herkesten önce kendisinde olduğunu düşünür. Bu işi ne yapıp edip başarmalıdır. Aklına bir plan gelir. O gün kendisine bir asker kıyafeti diktirir. Ertesi gün cumadır. Cuma namazı için Hacı Bayram Camii’ne gider. Üzerinde cübbesi ve sarığı vardır ama o cübbenin altında bir askerî üniforma giymiştir. Namaz kılındıktan sonra hemen kürsüye çıkar. Bundan sonrasını bizzat kendisinden dinleyelim:

“‘Ey cemaat-i müslimin!’ dedim. ‘Kapıları kapayınız, hiçbiriniz camiden dışarı çıkmasın. Sizinle görüşecek mühim meseleler var.’ dedim; coştum söyledim. Evde duvarlarda asılı duran harp silahlarının boşuna asılı kalırsa ev sahibine lanet edeceğini anlattım. Memleket ve din tehlikede kalırsa yedisinden yetmişine kadar bütün Müslümanların cihatla mükellef olduğunu anlattım. Mustafa Kemal Paşa’nın teminatını söyledim. Fevzi Paşa’nın askeri kararını bildirdim. Cemaat ağladı, ben ağladım. Nihayet arkamdaki ilmiye cübbesini çıkararak asker elbisesiyle başımda sarık olarak kürsüde ayağa kalktım. ‘Ey cemaat-i müslimin!’ dedim. ‘İşte ben asker kıyafetine girdim. Cepheye gidiyorum. Memleket ve din kurtuluncaya kadar cephelerde düşmanla çarpışacağım. Memleketini, dinini seven benimle beraber gelsin!’ dedim.” (Sebilürreşad, 2/46, Mayıs 1949, s. 334-335).

Hayal edebiliyor musunuz bu manzarayı? Bir Hocaefendi kürsüye çıkıyor ve insanları cihada teşvik ettikten sonra cübbesini çıkararak içinde sakladığı askerî üniforma ile konuşuyor. Ne kadar etkileyici bir manzara! Ne büyük bir kahramanlık! Ne muazzam bir din ve vatan aşkı! Ne zaman bu hadiseyi anlatsam, tüylerim diken diken olur. Ölümsüzleştirmek için bu manzaranın mutlaka sinemada canlandırılması gerekir.

Dönelim öykümüze: İsmail Şükrü Efendi ve halk hüngür hüngür ağlamaktadır. Hocaefendi’nin gözyaşları sakallarını ıslatacak şekildedir. Bu duygu seli içerisinde camiden çıkılır. Herkesi din ve vatan için cihat heyecanı kaplamıştır. Belediye binası önünde toplanılır. Cuma namazından akşama kadar kısa sürede 600 mücahit, 120 at ve 700 silah toplanmıştır. Kısa bir süre içinde silahlı mücahitlerinin sayısı bini geçer.

Bu manzaradan çok etkilenen Isparta mebusu Hafız İbrahim Hocaefendi, İsmail Şükrü Efendi’nin yanına gelir ve “Müsaade et hocam! Ben de senin yanında bir nefer olayım!” der. İsmail Şükrü Efendi ise “Sen de Isparta taraflarında bir silahlı birlik kur.” der; 250 gönüllü vatan evladını onun emrine verir ve böylece İbrahim Efendi de bir alay kurar. Onun kurduğu bu alay da “Demir Alay” olarak anılacak ve İbrahim Efendi’ye daha sonra “Demiralay” soyadı verilecektir.

İsmail Şükrü Efendi’nin komutasındaki Çelik Alayımız, Uşak cephesinde çok büyük kahramanlıklar gösterir. İki Yunan alayını imha eder; vur-kaç taktikleriyle düşmanı yorar ve oyalar. Soba borularına top bataryası görünümü verip bunları dağlara yerleştirir. Böylece düşmana korku salar. Akabinde Konya’daki ayaklanmanın bastırılmasında önemli bir rol oynar. Ali Fuat Cebesoy ve İzzettin Çalışlar paşalar, hatıratlarında bu iki Hocaefendi’nin kumanda ettiği Çelik Alay ve Demir Alay’dan övgüyle bahsetmişlerdir.

İsmail Şükrü Efendi’nin öyküsü, vatanına imanı kadar sadık ve aşık olan iman ve cesaret abidesi vatanperver bir Hocaefendi’nin öyküsüdür. Onun öyküsü; cübbesinin altında üniformasını gizleyen, hocalığının içinde komutanlık ruhunu barındıran, imanının içinde vatan sevgisini besleyen bir kahramanın öyküsüdür.

Şimdi; sağcısından solcusuna, dindarından sekülerine hepimiz şu soruları sorup, cevabı vicdanlarımıza bırakalım: “‘Milli Mücadele’ denince, Çelik Alayları, Demir Alayları ne kadar hatırlıyoruz? Hocaefendilerin, şeyh efendilerin, medrese talebelerinin ve tekke dervişlerinin bu mücadeleye katkılarından ne kadar haberdarız? Bu millet, bu mücadeleyi hangi manevî heyecan ve motivasyonla verdi? Millette bu iman, sarıklı mücahitler olan hocalarda bu fedakârlık ve bu teşkilatçılık olmasaydı Milli Mücadelemiz bu kadar başarılı olabilir miydi? Bu kahraman sarıklı mücahitler neden millete unutturuldu? Ve bu kadar emek verdikleri Milli Mücadeleden sonra onlara ne oldu? Mesela bu kahramanlıklar ve fedakârlıklarından sonra İsmail Şükrü Hoca’ya ne oldu? Neden hakkında soruşturmalar açıldı ve yeniden milletvekili olamadı? Niçin pasifize edilerek evinde oturmaya mahkûm edildi? Peki, onların kahramanlıkları neticesinde özgürce yaşadığımız bu topraklarda onları kahraman yapan bu manevî değerlere ne oldu? Bu kadar acımasızca redd-i mirasta bulunmaya hakkımız var mıydı?”

Vicdanlarımız, bu sorularla meşgul oladursun, bu soruların özet cevabını, Milli Mücadelemizin her safhasında yer almış olan merhum Kazım Karabekir Paşa’dan alalım. 22 Kasım 1923 tarihli Sebîlürreşâd mecmuasındaki habere göre, Paşa, Dâru’l-fünûn Hukuk Fakültesi’nin o seneki mezunları şerefine verilen ziyafette yaptığı konuşmasında şöyle demiştir: “Millet garblılaşmakla değil, dîn-i mübîn-i İslâm’a sarılmakla mevcûdiyetini kurtardı.” (Sebîlürreşâd, 23/576, s. 60).

Yazımızı şu dileklerle tamamlayalım: İsmail Şükrü Efendi’nin ve Çelik Alay’ın öyküsü, mutlaka edebiyatçılarımızın kalemleriyle gelecek nesillere aktarılmalı, onun hakkında romanlar yazılmalı. Hacı Bayram Camii’nde yaptığı konuşma mutlaka sinemaya aktarılmalı. Ve bir Afyonkarahisarlı olarak tüm hemşehrilerimden rica ediyorum; İsmail Şükrü Çelikalay adı Afyon’da yaşamalı ve yaşatılmalı. Bir alt geçide, bir okula ismini vermek yeterli değil, belki üniversiteye ve kışlaya adı verilmeli. Adına büyük bir müze kurulmalı. Vefat yıldönümünde geniş katılımlı anma programları yapılmalı. Afyon’daki ilk ve orta derecedeki okullarda hayatı mutlaka öğretilmeli.

Din ve devlet, vatan ve millet uğrunda savaşmış, i’lây-ı kelimetullah için cihat etmiş tüm ecdadımızı rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad olsun! Başta İsmail Şükrü Efendi olmak üzere ruhlarına birer Fatiha gönderelim.

Vatan size minnettardır hocam! Ruhunuz ruhumuz; davanız davamızdır!

En son güncellemeleri ve haberleri takip etmek için SonTurkHaber.com'ı izlemeye devam edin, biz durumu takip ediyor ve en güncel bilgileri sunuyoruz.
seeGörüntülenme:55
embedKaynak:https://www.yenisafak.com
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Ağustos 2025 04:10 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Putin, Trump’tan sonra Çin liderine gidiyor

27 Ağustos 2025 07:25see176

Ticaret Bakanı Ömer Bolat Erzurum da konuştu: Milli gelirde 1.4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız Türkiye Ekonomisi Haberleri

28 Ağustos 2025 20:54see169

Kilolu yolculardan 2 bilet parası alacaklar: Dev şirket yeni kavgayı başlattı Sözcü Gazetesi

27 Ağustos 2025 12:54see167

Gazze Sağlık Bakanlığı: Kıtlık ilan edilmesinden bu yana hiçbir şey değişmedi, toplu ölümler bekliyoruz Ortadoğu Haberleri

27 Ağustos 2025 20:23see161

Eksim Ventures’dan modüler nükleer reaktörler yatırımı

27 Ağustos 2025 11:23see160

Icardi eski takım arkadaşı Aktürkoğlu’nun fotoğrafını paylaştı

28 Ağustos 2025 03:43see158

Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı: Sağlık Bakanlığı 2. etap personel alımı başvurusu başladı mı? ÖSYM kılavuzu yayınladı mı?

28 Ağustos 2025 12:10see157

Cihat Yaycı Türkiye nin gururu Çelik Kubbe nin nasıl çalıştığını adım adım anlattı: İstanbul u vursalar füze Ankara da düşer VİDEO İZLE

28 Ağustos 2025 11:24see154

Letonya maçı galibiyet sonrası Alperen Şengün: Turnuvaya güzel başlangıç yaptık, bizim için çok önemliydi

27 Ağustos 2025 23:29see154

Gaziantep haberleri Başkan Şahin, Kamil Ocak Millet Bahçesi ndeki çalışmalar hakkında bilgi aldı 27 Ağustos 2025

27 Ağustos 2025 17:35see121

Elif Atayman cezaevine giden süreci anlattı: İlk kurban benim

28 Ağustos 2025 01:25see117

Mesai bitimine dakikalar kala Aziz İhsan Aktaş tan Adliye ye sürpriz ziyaret

27 Ağustos 2025 19:49see116

İşte Galatasaray ın muhtemel rakipleri! Futbol Haberleri

28 Ağustos 2025 00:38see115

Galatasaray ın Şampiyonlar Ligi ndeki muhtemel rakipleri belli oldu

28 Ağustos 2025 00:29see114

Antalya da soğuk hava deposu ve imalathanede yangın Antalya Haberleri

27 Ağustos 2025 08:30see114

Aşkı bulduktan sonra evine kapanmıştı... Ünlü çifte dördüncü bebek geliyor... 44 yaşında bir kez daha hamile!

28 Ağustos 2025 11:30see113

Bayrampaşalı vatandaşlardan Kocatepe’de 103 üncü yıl coşkusu

28 Ağustos 2025 12:57see112

Faizci huzurlu sanayici kâbusta Ekonomi Haberleri

28 Ağustos 2025 04:08see111

2026’da %11+7 2027’de % 5+4

27 Ağustos 2025 07:10see111

Bir dönemin parlak oyuncusuydu... Şimdi elinde kalan güzel hatıralar ve yıkık dökük bir ev... Ünlü oyuncu gökteki yıldızlar gibi kayıp gitti!

28 Ağustos 2025 08:39see109
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları