Dervişoğlu TBMM de Türk milleti dedikten sonra dönüp sordu: Rahatsız olmadınız inşallah
SonTurkHaber.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki olağanüstü Gazze oturumunda yaptığı konuşmada hükümeti ve uluslararası toplumu sert sözlerle eleştirdi. Dervişoğlu, “Bugün burada sadece Gazze’yi değil, insanlığın vicdanını konuşuyoruz. Gazze’de yaşananları barbarlık, katliam, soykırım diye tanımlamak kimseyi sorumluluktan kurtaramaz” dedi.
Dervişoğlu, 7 Ekim 2023’ten bu yana Meclis’in işgalci İsrail'e sekiz kez kınama kararı aldığını hatırlatarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Biz kınamakla yetindikçe zulmün ve katliamların boyutu daha da arttı. Netanyahu’yu sadece kınamak onun zulmüne ortak olmaktır.”Konuşmasında hem iktidarı hem muhalefeti eleştiren Dervişoğlu, “İktidarından muhalefetine herkesin aynaya bakmaya ihtiyacı vardır. En çok da bu meselenin hamasetine bağımlı olanların” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın geçmişte “Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanı” olduğu sözlerini hatırlatan Dervişoğlu, “Bugün Suriye’de İsrail’in genişlemesi Erdoğan hükümetleri döneminde oldu. 25 yıldır devam eden bu iktidar başını kuma gömemez” diye konuştu.
İYİ Parti lideri, Güney Afrika’nın Lahey’de İsrail’e dava açtığını anımsatarak Türkiye’ye şu soruları yöneltti:
“Bu davayı açabilecek bir hukukçumuz mu yoktu? Dışişleri Bakanlığı bu konuyla ilgilenemeyecek kadar meşgul müydü? Yoksa iktidar içinde davayı açmamaya direnenler mi vardı?”Gazze konusunda hamaset yapmayacaklarını vurgulayan Dervişoğlu, şunları ifade etti:
"Mehmetçik Gazze'ye sloganı atacak değilim. Çünkü ben Türk evlatlarının canını kelle hesabıyla değerlendirebilecek bir akla ve ruha sahip değilim. Ve yine kimse kusura bakmasın. Tarihe hiçbir vicdan borcu olmayan, elinden geleni fazlasıyla mazlumların yanında olmayı en zor anlarında dahi bilmiş şerefli Türk milletinin sıradan bir ferdiyim. O sebeple önce Türk çocuklarının canı diyebilecek kadar da şuur ve idrak sahibiyim."Dervişoğlu, Filistin meselesinin iç siyasetin malzemesi yapılmasını da eleştirdi:
“Filistin ve Gazze meselesi iç siyasetin malzemesi yapılarak çözülemez. Bu yaşananlar, İsrail’e güvenlik kuşağı oluşturmak için çevresindeki ülkeleri parçalama projesinin ürünüdür.”Konuşmasını sert sözlerle bitiren Dervişoğlu, “Barış adı altında dayatılan ihanet, Sevr’in yeniden sahneye konulmasıdır. İlkinde kandıramadığınız bu milleti bugün de kandıramayacaksınız. Çünkü biz varız ve buradayız” dedi.
Dervişoğlu'nun konuşmasında da Türk milleti ifadesini kullandıktan sonra yaptığı eleştiri dikkat çekti.
İmralı Süreci'nin başlamasının ardından Türkiye'de Türkiyeli ve Türk milleti tartışması başlarken Dervişoğlu şunları ifade etti:
"Bu zulme yüreğiyle ve aklıyla itiraz edenlerin hamaset nutukları atmadan yapılmasına imkan olmayan şeyleri tekrarlayarak gaz almaktan öte bizzat İsrail lehine bazı şeyleri yapmayı reddederek o masumları da koruyabileceklerini belirtmek isterim. Kimse yapmıyorsa da biz Türk milleti olarak bunu yapabilecek güçteyiz. Bizi yönetenler değilse de biz 1918'in işgal ve izmihlal şartlarına tek başımıza itiraz ederken bunu ispat etmiş bir milletiz. Nice milletlerin bağımsızlıklarına ilham kaynağı olan Türk milleti her zaman böyle bir millettir. Türk milleti diyorum, rahatsız olmadınız inşallah. O yüzden ben burada O yüzden ben burada millet olmak için çırpınan, millet kalmak için çırpınan, kendi vatanlarında yok olma tehlikesi içinde olan Filistin ve Gazzeli'lerin halinden anlamak ve onlara uzaktan sarf edilen boş sözlerin değil gerçekten el uzatabilmenin imkanlarından bahsediyorumGörüyorum ki akıp giden hayatın camdan sarayından, Vahdettin Köşkü'nden donanma selamlayarak bakan liderin vizyonu ile Türk milletine bir Türk olarak bakmayı unutmuş gibisiniz. Kendinize çeki düzen vermenizi istirham ediyorum. Bugün burada Gazze'yi konuşurken karşımda sözde terörsüz Türkiye komisyonu üyeleri de var. Sözde iç cephenin mensupları da var ve onlar arasında Türkiye Gazze'ye döner diyen Netanyahu'nun dilinden konuşan ve Türkiye'yi tehdit edenler de var. Bu coğrafyada bin yıllık varlığımızı sürdürmemizin yegane dayanağının milli kimliğimiz olduğunu bile bile onu aşındırmak için vatandaşlık tanımı üzerinden tartışılmazlarımızı tartışma masasına yatırmak isteyenler var."

