Erdoğan Zümrütoğlu yeni sergisiyle Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi nde Agos
SonTurkHaber.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
18. İstanbul Bienali kapsamında Odakule Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi’nde açılan sergi, Ece Ayhan’ın “Meçhul Öğrenci Anıtı” şiirine görsel bir yanıt sunarak politik ve duygusal yoğunlukla izleyiciyi yüzleşmeye davet ediyor.
PİLEVNELİ, 11 Eylül-15 Kasım tarihleri arasında, Erdoğan Zümrütoğlu’nun “Meçhul Öğrenci Anıtı için Modüller” başlıklı yeni kişisel sergisini 18. İstanbul Bienali süresince Odakule Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi’nde sanatseverlerle buluşturacak.
Erdoğan Zümrütoğlu’nun 2018-2023 yılları boyunca ürettiği tuval işleri ve heykellerden oluşan “Meçhul Öğrenci Anıtı için Modüller” sergisi, Ece Ayhan’ın 1970 tarihli Meçhul Öğrenci Anıtı şiirine hem görsel bir yanıt hem de bir saygı duruşu niteliği taşıyor. Ece Ayhan bu şiiri, 1969 yılında İstanbul’da, dönemin siyasal kutuplaşması içinde öldürülen üniversite öğrencisi Battal Mehetoğlu’nun anısına kaleme aldı.
Sergideki eserler, Ece Ayhan’ın şiirsel diliyle kurdukları düşünsel akrabalık üzerinden, doğrudan bir göndermeye başvurmadan ama onun şiirinde sezilen duygusal-politik yoğunlukla bir bağ kuruyor. Eserler, günümüz dünyasının politik krizleri, sosyopolitik çöküşleri ve insanlık onuruna yönelmiş sistematik tehditler karşısında hayatta kalma imkânını sorgulayan bir yüzleşmeye çağırıyor. Zümrütoğlu’nun işleri, izleyicinin kendi öfkesini, yasını, kaybını ya da çaresizliğini tanımasına alan açarken, insanlığa karşı işlenmiş suçları ve bastırılmış travmaları seyircinin yüzüne çarpan bir tür katarsis zemini sunuyor.
Zümrütoğlu’nun kişisel ve içsel dünyaya odaklanan, doğrudan bir inanç ya da tarihsel referans taşımayan resimleri, Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi’nde, bu kolektif ve dinî mekânda farklı bir bağlama yerleşiyor. 16. yüzyıla uzanan geçmişi ve 19. yüzyılda Garabet Balyan’ın katkılarıyla yeniden inşasıyla kilise, yalnızca bir ibadet yeri değil; kültürel ve sosyal bir odak, Doğu ile Batı arasında görsel ve düşünsel bir geçiş alanı işlevi görüyor. Bu tarihsel ve mimari bağlam, sanatçının bireysel anlatısını sezgisel biçimde tamamlıyor. Kilise, resimlerdeki sessizlik ve yalnızlığa kolektif bir ses kazandırarak, bireysel ile toplumsal, içsel ile tarihsel arasında tamamlayıcı bir ilişki kuruyor.
Sergiyi, 11 Eylül – 15 Kasım 2025 tarihleri boyunca, salıdan pazara her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında Odakule'deki Surp Yerrortutyun Ermeni Katolik Kilisesi'nde ziyaret edebilirsiniz.


