Gazze insanlığın en ağır imtihanı Gündem Haberleri
SonTurkHaber.com, Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak açıklama yapıyor.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Japonya’nın önemli gazetelerinden Nikkei Shimbun’da makale kaleme aldı. İletişim Başkanlığı’nın internet sitesinde de paylaşılan makalede Erdoğan, iki ülke arasındaki dostluğun altyapı projeleri, teknoloji, eğitim, kültür gibi pek çok alanda kendini gösterdiğini ifade etti. Ortak projelere dikkat çeken Erdoğan, şu değerlendirmeleri yaptı: “Marmaray'dan Osmangazi Köprüsü'ne, Boğaz'daki ikinci köprümüz Fatih Sultan Mehmet'ten Haliç Köprüsü'ne kadar nice eserde Türk azmiyle Japon mühendisliği el ele vermiştir. Bu eserler yalnızca çelikten ve betondan oluşmamıştır; her biri iki ülkenin feraseti, ittifakı ve gönül bağının sembolüdür. İstanbul'daki Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ise bu iş birliğinin sağlık sahasında sergilenen en parlak nişanelerindendir.”
SURİYE VE UKRAYNA'DA ORTAK PROJELER
Üstelik bu kardeşlik ve iş birliği ülkelerimizle sınırlı kalmamış, geçmişte Orta Doğu coğrafyasında kendini somut olarak göstermiştir. Bütün bunlar göstermektedir ki bizim ortaklığımız güven, samimiyet ve vakar üzerine inşa olunmuştur. Önümüzdeki dönemde de Afrika ve Orta Asya'da şirketlerimizin ortak altyapı, enerji, ulaştırma ve diğer kalkınma projelerini birlikte hayata geçirebilecekleri bir potansiyel mevcuttur. Ayrıca, Ukrayna ile Suriye'nin yeniden imar süreçlerinde Türkiye-Japonya iş birliğinin somut projelerle büyük fark ve değer oluşturabileceği izahtan varestedir.
TEK BAŞINA ÇÖZÜM OLMAZ
Bugün gelinen noktada uluslararası sistemin derin buhranlarla sarsıldığının görüldüğünü belirten Erdoğan, küresel ekonominin defalarca sarsıldığını, enerji ve gıda güvenliğinin kırılgan bir hal aldığını ve iklim kaynaklı felaketlerin her köşeyi etkilemeye başladığını dile getirdi. Teknolojinin süratle ilerlemesinin yeni fırsatlar sunduğu gibi beraberinde ciddi riskleri de getirdiğine işaret eden Erdoğan, bu gelişmelerin hem Türkiye'yi hem de Japonya'yı doğrudan etkilediğini kaydetti. Erdoğan,
“Ne coğrafyanın uzaklığı ne de ekonomik güç bu küresel imtihanlardan korunmaya yeterli değildir. Bu tablo bize bir hakikati daha göstermektedir. Artık hiçbir devlet tek başına küresel meseleleri çözüme kavuşturamamaktadır. Tek taraflı teşebbüsler çıkmaza sürüklenmekte, uluslararası kurumlar yetersiz kalmaktadır. Bu noktada köklü medeniyetlere sahip ülkeler olarak Türkiye ve Japonya'nın ortak çabaları, küresel sorunlara yönelik yapıcı çözümlerin önünü açabilir”
değerlendirmesini yaptı.
BİRBİRİMİZİ DESTEKLEYECEĞİZ
Türkiye ile Japonya’yı birbirine yaklaştıran en önemli sahalardan birinin insani diplomasi olduğuna değinen Erdoğan,
“Dünya, hiçbir devletin tek başına üstesinden gelemeyeceği gailelerle karşı karşıya. Pandemiler, harpler, işgaller, göç dalgaları, ekonomik dalgalanmalar ve tabii afetler ülkelerin tek başlarına altından kalkamayacakları, bölgesel ve küresel dayanışma ve iş birliklerini zorunlu kılan meydan okumalardır. Türkiye ve Japonya on yıllardır doğal afetlerde, özellikle depremlerde birbirlerine destek olagelmiştir. Gelecekte de bu gibi afetlerde birbirimizi karşılıklı olarak desteklemeye devam edeceğimiz hususunda hiçbir tereddüdüm bulunmamaktadır”
vurgusu yaptı.
İNSANLIĞIN EN AĞIR İMTİHANI
Gazze’ye de değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
“Bütün bu çerçeveden sonra Gazze’ye temas etmek isterim. Çünkü Gazze bugün insanlığın vicdanını en ağır imtihanlardan biriyle karşı karşıya bırakmaktadır. İsrail’in soykırımı ve işgali sonucu çocukların açlıktan öldüğü, hastanelerin çalışamaz hale geldiği, şehirlerin harabeye döndüğü, milyonlarca insanın en temel ihtiyaçlardan mahrum bırakıldığı bir tabloya şahit oluyoruz. Bu facia bütün insanlığın meselesidir. Biz Türkiye olarak susmadık, susmayacağız.”
SESİMİZ GÜR ÇIKMALI
Ateşkesin sağlanması, insani yardıma engelsiz erişim ve masum sivillerin korunması için her platformda gayret sarf ediyoruz. Ancak biliyoruz ki sesimiz daha gür çıkmalı, tesirimiz daha geniş olmalı. Japonya’nın barışı önceleyen irfanı, uluslararası hukuka bağlılığı ve vicdani hassasiyeti bu süreçte pek kıymetlidir. Türkiye’nin bölgesel tesiri ve insani yardım kapasitesiyle birleştiğinde ortaya vakur ve güçlü bir ortaklık çıkacaktır. Bugün yapılması gereken, ateşkesi temin edecek diplomatik gayretleri artırmak, insani yardımları daha düzenli ulaştırmak, çocukların eğitim ve sağlık ihtiyaçları için kaynaklar oluşturmak ve en önemlisi iki devletli çözüm temelinde adil barışı sahiplenmektir. Böylelikle Gazze’de sadece yaraları sarmakla kalmaz, aynı zamanda geleceği ihya edecek bir ümit de doğurabiliriz.
DAYANIŞMA SOMUT ADIMLARA DÖNMELİ
Erdoğan, Türkiye ile Japonya'nın dostluğu geçmişin güzel bir hatırasından fazlası olarak bugünün buhranlarını aşmak için de büyük bir imkan olduğunu, uluslararası sistemin sarsıldığı, güvenin zedelendiği bir devirde iki ülkenin birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Erdoğan,
“Geldiğimiz bu noktada Gazze'deki zulme karşı dünya olarak da aynı dayanışmayı göstermek hem tarihi mesuliyetimizin hem de insanlık vakarının gereğidir. Dayanışmanın somut adımlara dönüşmesi, barışın, adaletin ve vicdanın güçlenmesine zemin hazırlayacaktır. Çünkü dünya ancak ortak irade ve çabalar sayesinde daha adil, daha güvenli ve daha insani bir geleceğe kavuşabilir”
ifadelerini kullandı.


