Mucizelerle dolu Mor Gabriel i horiepiskopos Gabriel Aktaş anlatıyor Agos
SonTurkHaber.com, Agos kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
594-668 arasında yaşamış, manastırın altın çağını yaşatmış, üç ölüyü dirilttiğine inanılan ve Süryani halkı için büyük bir öneme sahip olan Mor Gabriel, her yıl 31 Ağustos’ta anılıyor. Mucizeleri ve bereketiyle tarihte iz bırakan Mor Gabriel’in hikâyesini Süryani horiepiskopos Gabriel Aktaş’tan dinliyoruz.
Turabdin’in (Mardin ve çevre iller) Midyat ilçesine bağlı Bethkustan mahallesinde doğup büyüyen Gabriel Aktaş, 10 yaşında başladığı hat sanatını 80 yaşında da sürdürüyor. Süryanice üzerine hattatlık yapan Aktaş, uzun yıllardan beridir Bethkustan’da horiepiskoposluk yapıyor. Gabriel Aktaş ile Mor (Aziz) Gabriel’in hikayesi ve Süryani (Asuri-Arami-Keldani) halkı için önemi üzerine sohbet ediyoruz.
Mor Gabriel’in 594 yılında Bethkustan’da doğup büyüdüğünü söyleyen Aktaş, “7 yaşındayken, ailesi onu köyün medresesine gönderiyor. Bir kaç yıl orada eğitim alıyor. Ardından evlilik çağı yaklaşmaya başlayınca, ailesi Mor Gabriel'i evlendirmek istiyor. Ancak kendisi bunu fark edince bir gece köyden çıkıyor ve Bethkustan’dan 3 kilometre uzaklıktaki Mor Yuhanun Kilisesi’ne gidiyor. Şu anda bu kilisenin sadece taşları ve kemerleri duruyor. O dönemde kiliseye bakan ruhani Gewargis ile birkaç yıl beraber kalıyor Mor Gabriel. Ailesi ve akrabaları birçok kez kiliseye gidip eve götürmek için ikna etmeye çalışsa da Mor Gabriel gitmek istemiyor” diye anlatıyor.

Mor Gabriel’in dünya ile bağını koparıp ibadete yöneldiğini paylaşan Aktaş, “Yedi yıl Mor Yuhanun Kilisesi’nde kalan Mor Gabriel, ailesinin ısrarı nedeniyle buradan da ayrılmak zorunda kalıyor. Daha fazla dayanamayan Mor Gabriel, şu anki ismiyle Mor Gabriel Manastırı’na gidiyor. O zaman manastırın ismi Mor Şmuel’di. 391 yılında Mor Şmuel ve öğrencisi Mor Şemun tarafından kuruluyor. Ancak Mor Gabriel’in manastıra gitmesi ardından ismi ‘Mor Gabriel Manastırı’ oluyor. 15 yaşında ise rahip oluyor” şeklinde konuşuyor.
Manastırda, yüzlerce rahip yetiştiren Mor Gabriel’in burada çok mucizesi olduğunu aktaran Aktaş, şöyle devam ediyor: “Hastalar, Mor Gabriel sayesinde şifa buluyor ve üç ölüyü dirilttiğine inanılıyor. 20 yaşında da, ‘İncil-i şemmas’ (ayinde buhurdanlığı tutar ve İncil’den bölümler okurlar) oluyor. Buradaki yaşamı boyunca rahip ve çeşitli ruhbanları yetiştiren, Süryaniler için önemli bir rahip olan Mor Gabriel, 39 yaşında manastırın ruhani lideri, 40 yaşında din adamı, 654 yılında 60 yaşındayken de rahipliğin üst mertebesi olan metropolit oluyor.

14 yıl, 7 ay ve 23 gün metropolit görevi yaptıktan sonra, 23 Aralık 668’de vefat eden Mor Gabriel, ölene kadar Mor Gabriel Manastırı’nda kalıyor. Vefatından 130 yıl sonra bir veba hastalığı yaşanıyor bölgede ve manastıra da yayılıyor. Manastırda bine yakın rahip hastalık nedeniyle yaşamını yitiriyor. Bu salgından kurtulmak için 130 yıl sonra 31 Ağustos günü, manastırdaki rahipler Mor Gabriel’in naaşını mezardan çıkartıyor ve sunakta oturtuyorlar. Eline de metropolitlerin taşıdığı asayı koyarak bir duvara yaslıyorlar. Ardından sabaha kadar dua edip ilahiler söylüyorlar. Sabaha karşı ise asanın yerinden kaydığını görüyorlar. Ancak asanın hala ayakta dimdik durduğuna şahitlik ediyorlar.
Daha sonra hastalık bitiyor ve herkes şifa bularak iyileşiyor. Bunun ardından rahipler, ‘Şimdi ne yapacağız’ diye düşünüyor. Her zaman Mor Gabriel’in naaşını çıkartmanın doğru olmadığını düşünerek naaşından bir parça kesmeye karar veriyorlar. Böylelikle yeniden bir hastalık ve veba yaşandığında Mor Gabriel’in bereketi ve şifasını alabileceklerini düşünüyorlar. O sırada bir rahip, ‘Ben Mor Gabriel’in sağ elindeki parmakları keseceğim. Kestikten sonra öleceğimi biliyorum ama zaten bir gün öleceğim’ diyerek sağ elindeki parmakları kesiyor. Ve bu rahip Mor Gabriel’in parmaklarını kestikten sonra ölüyor. Diğer tüm rahipler, Mor Gabriel’in elini kesmesinin günah sayılmaması için rahip adına dua ediyor. İnanışa göre bu esnada rahipler, ‘Onu affettim’ diyen bir ses duyuyor.

Bu olayın ardından 31 Ağustos tarihi, Süryani Ortodokslar tarafından Mor Gabriel Anma Günü olarak kabul ediliyor. Kilise takvimlerinde de anma günü olarak yer alıyor. Gümüş ile kaplanan ve muhafaza edilen Mor Gabriel’in parmakları, o tarihten beridir her yıl 31 Ağustos’ta Mor Gabriel Manastırı’nda çıkartılarak ayinde suya batırılıyor. Geçmiş yıllarda Mor Gabriel’in parmakları öpülüyordu ancak daha sonra manastırın suyunun bulunduğu bir kap içerisine batırılmaya başlandı. İnananlar, şifa bulmak ve Mor Gabriel’in bereketini almak için bu sudan alıyor.”
Manastırda her yıl 31 Ağustos’ta Mor Gabriel Manastırı Metropoliti Mor Timotheos Samuel Aktaş tarafından icra edilen ayinde, Mor Gabriel’in parmaklarının suya batırıldığını dile getiren Aktaş, “Süryaniler bu esnada haç çekerek iman ve ibadet ediyor. Bu gün Süryaniler için büyük bir önem taşıyor. Dünyanın her yerinden ayine gelen binlerce Süryani oluyor. Her yıl 31 Ağustos’ta Mor Gabriel’in mucizeleri ve bereketini kutluyoruz” diyor.
Mor Gabriel’de şu an yine Bethkustanlı ve akrabası olan bir metropolitlerinin bulunduğunu belirten Aktaş, “Bunun dışında dört rahip ile 13 rahibe yaşıyor. Ayrıca Mor Gabriel’in, anma günü dışında her yıl iki bayramı daha bulunuyor. Birincisi 23 Aralık’taki ‘Mor Gabriel’in Vefatı’, ikincisi de metropolit olduğu güne ithafen ‘Yeni Pazar’. Bu yıl da yine 31 Ağustos Pazar günü Mor Gabriel Manastırı’nda, Antakya ve Doğu Süryani Ortodoks Kilisesi Patriği Mor İğnatiyus II. Afrem Kerim'in katılacağı ayin ile anma gününü kutlayacağız. Bu vesileyle tüm Süryanilerin bayramını kutluyorum” sözleriyle konuşmasını sonlandırıyor.


