Murat Çalık için hastane hayati risk var dedi, adli tıp görmezden mi geldi? Abla Sema Koçhan isyan etti
Halktv sayfasından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com haber yayımlıyor.
İki kez kanser geçirmiş tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın sağlık durumu ciddi endişeye yol açıyor.
Hastane, adli tıp ve cezaevinde git gele maruz bırakılan, tutukluluğu süresince anjiyo ve ameliyat geçiren Murat Çalık, 18 kilo kaybetti.
Çalık hakkındaki Hastane raporunda “Hastanın lökopeni ve nötropenisinin olması, ciddi kilo kaybı ve kemik iliği biyopsisinde blast oranının yüzde 4-5 lösemi nüksü açısından sınır olması nedeniyle cezaevi şartları artmış lösemi nüksü ve hayati tehdit edici enfeksiyon riskine katkıda bulunabilir” ifadeleri yer aldı.
Adli Tıp Kurumu ise blast oranını yüzde 3-4 olarak açıkladı.

Çalık’ın ablası Sema Koçhan, Halk TV muhabiri Yağmur Beril Varol’a verdiği röportajda, İzmir’deki hastanede yapılan detaylı tetkiklerde blast oranının 4-5 arasında çıktığını belirtti ve Adli Tıp’ta farklı bir oran yazılmasına tepki gösterdi:
“Orada fiziki görüntü muayenesi yapıldı ve bu raporların daha sonra ben bugün televizyonda sonucun 3-4 aralığında olması söylendi. Vallahi akıllara zarar, akıllara zarar. Çünkü yani burada yapılan elimizde olan bu bulgular elimizde 4-5 aralığı ve kalkıp bu 3-4 nasıl oldu biz bunu anlamış değiliz.”Sema Koçhan, “Ben de soruyorum. Adli tıptaki doktorlarımıza, hocalarımıza, Adalet Bakanlığı’na soruyorum. Neden bu tahlil sonuçları bu kadar değişti? Bizim aklımız almıyor” dedi.
Koçhan, kardeşinin tedavi sürecinde yaşadığı zorlukları şöyle anlattı:
“Bu raporlar burada detaylı bir şekilde yapıldı. Araştırma hastanesinde 15 gün yattı ve biz 15 gün o koridorda kardeşimi hep bekledik. Görmesek de bekledik. Buradan o raporları onaylayıp adli tıbba yolladılar ve kardeşimi biliyorsunuz. Yine böyle bir sabahın köründe uçağa bindirip İstanbul’a götürdüler.”Kemik iliği örneği alınmasının ne kadar acı verici olduğunu vurgulayan Koçhan ağlayarak, “Kardeşim perişandı. Dedi ki bize o görüşümüzde ‘İliğin alındığı yer çok acıdı abla’ dedi. Biz bir abla olarak nasıl dayanalım? Size soruyorum. Annemin feryadını görüyorsunuz” ifadelerini kullandı.
Sema Koçhan, sağlık raporlarının tekrar tekrar sorgulanmasına da tepki göstererek şu sözleri sarf etti:
“O ki siz Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki hocalara, profesörlere güvenmiyordunuz, bizi neden orada süründürdünüz? O zaman o hastaneyi de yok sayalım. Eğer doktorlarımıza güvenemiyorsak kime güveneceğiz?”Koçhan, 2008’de lenfoma teşhisi konan kardeşinin ikinci kez hayata tutunduğunu ancak tutukluluk sürecinde hastalığın yeniden nüksetmesinden büyük korku duyduklarını da vurguladı.


