Türk Football Manager Bağımlılarının hikayesi! En alttan zirveye: South Cestos FC
Halktv sayfasından alınan bilgilere göre, SonTurkHaber.com açıklama yapıyor.
İsa Karaarslan / Özel Haber
İngiltere, futbolun doğduğu ve beşiği olarak adlandırılan ülke. Premier Lig'in büyük ihtişamından Wembley'in büyüleyici atmosferine, dünyanın en büyük takımlarına ve en büyük yıldızlarına ev sahipliği yapan bu ülke, bugün hâlâ modern futbolun kalbi olarak kabul ediliyor.
Fakat atlanmaması gereken bir nokta var ki, bu büyük ve ihtişamlı platformu sadece sahnedeki yıldızlar oluşturmuyor. Her büyük sahnenin bir kulisi, bir perde arkası olduğu gibi, bu dev platformun da temelini oluşturan tabandan gelen oyuncular ve küçük kulüpler mevcut.
İngiltere'de yıldızların ışık saçtığı bu devasa yapı o kadar geniş ki, Premier Lig'den köy takımlarının çamurlu sahalarda oynadığı amatör liglere kadar uzanıyor.
Bu yapı tam 20 seviyeden oluşuyor; yani 20 farklı lig kategorisi mevcut. Daha iyi anlamak için karşılaştırmak gerekirse, ülkemizde futbolun en alt kademesi olan 2. Amatör Lig 7. seviyede. Karşılaştırdığımız zaman, İngiltere'deki yapının ne kadar geniş ve büyük olduğunu bize açıklamaya yardımcı oluyor.
Bu 20 seviyeli dev yapıda, tıpkı Türkiye'de olduğu gibi, piramidin aşağısına indikçe her bölgenin kendi ligi oluşuyor. Amiyane tabirle, aşağı indikçe "köy takımlarına" rastlamak daha da mümkün.
HİKAYENİN BAŞLADIĞI NOKTA: MİD ESSEX LEAGUE DİVİSİON 4Bu piramidin en alt basamağında, yani 20. seviyede, Londra'nın doğusunda yer alan Essex bölgesindeki Mid Essex League Division 4 karşımıza çıkıyor. İşte hikayemizi şekillendirecek ilk durak burası: İngiliz futbolunun en "dip" noktası. Burada ne parlak ışıklar, ne milyon dolarlık futbolcular, ne de dolup taşan tribünler var. Burada çoğu zaman gönüllülerin desteğiyle ayakta duran takımlar, küçük köylerden gelen futbolcular, kendi imkânlarıyla forma bulan ve antrenman sahalarını düzenleyenler var.

Premier Lig'in o ihtişamından çok uzakta, futbolun en saf hâliyle oynandığı bu lig, hikayemizin temelindeki takım South Cestos FC'nin mücadele ettiği lig.
Peki, binlerce kilometre uzaklıkta, bulunduğu ülkenin en alt seviye liginde mücadele eden bu takımla bir Türk'ün hikâyesi nasıl kesişmiş olabilir? Kesişen bu hikâye ne derece önemli olabilir ki, bunu tarihe not düşsün diye kaleme almak istedim?
İşte burası en renkli kısmı. Başlıyoruz…

Tam da bu noktada futbolun yeşil sahalarda değil, bilgisayar ekranında oynandığı bir dünyaya giriş yapıyoruz. Futbolla biraz da olsa haşır neşir olan herkesin bildiği, en azından ismini duyduğu Football Manager… 1990'ların başında Championship Manager adıyla mütevazı bir oyun olarak piyasaya çıktı, yıllar içinde evrildi, gelişti ve bugün milyonlarca futbolsevere futbolun o kapalı kapılar ardında yürütülen karar anlarını, transfer pazarlıklarını ve daha birçok heyecanı yaşatan bir simülasyon hâline geldi. Günümüzde devasa büyüklükte ve ayrıntılarla dolu olan Football Manager, hayaller ve stratejilerle küçük kulüplerin kaderinin değiştirilebileceği bir arena hâline geldi.

Football Manager'ın bu büyülü dünyasında, Türkiye'de de büyük bir tutkuyla karşılandığını söylemek yanlış olmaz. Oyuncular yıllardır, özellikle X platformunda (eski adıyla Twitter), oyun hakkında kendi aralarında bilgi alışverişinde bulunuyor. X'te "topluluk" özelliğinin açılmasıyla beraber bu bilgi alışverişi başka bir noktaya taşındı.
İşte tam da burada hikayemizin kilit unsurlarından biri olan "Football Manager Bağımlıları" topluluğuna giriş yapıyoruz. Bu topluluk, çocukluğundan beri Football Manager'a aşık, henüz 7 yaşındayken komşunun getirdiği Championship Manager 2003-2004 CD'siyle tanıştığı oyun hakkında ilerleyen yıllarda içerik üretmeye başlayan ve 2022 yılından itibaren interaktif olarak yayınlarını sürdüren Mustafa Anıl Benli tarafından, "topluluk" özelliği açıldıktan çok kısa bir süre sonra kuruldu.

Altay Espor'un da Football Manager Sorumluluğu görevini yürüten Mustafa Anıl, bugünlerde dünyanın en büyük Football Manager grubu hâline gelen topluluğun kuruluşunu, "O zaman çok fazla topluluk yoktu. Bu işin öncüsü olmamız gerektiğini biliyordum" diyerek tanımlıyor.
"İlk üyeler kimlerdi?" soruma ise, "Tam olarak ilk üyeler yoktu aslında, ilk günden onlarca kişi katılmıştı zaten topluluğa ama canlı yayın moderasyon ekibim ilk olarak geldi diyebilirim." şeklinde cevap verdi.
SOUTH CESTOS FC MACERASIİşte bu topluluğun içinde @leoruzgar01 takma adlı kullanıcının (yazının devamında Leo Rüzgar olarak bahsedeceğim) South Cestos FC macerası doğdu.
Aslında Football Manager devasa bir veri tabanına sahip olsa da, takdir edersiniz ki İngiltere'nin 20. seviyesine inecek kadar değil. Leo Rüzgar da bu hikayenin başlangıcını bir arkadaşının attığı "yama" ile başladığını söyledi.
Yamayı indirdikten sonra hikayesinin şöyle başladığını aktarıyor Leo Rüzgar:
"En altta 'Mid Essex League Division 4' vardı, yani 20. lig. Oradaki takımlar ya üst liglerdeki takımların alt ekipleri ya da mahalle takımı denebilecek türdendi. Ben de sırf ismini beğendiğim için South Cestos'u seçtim."
Bu kadar geniş bir veri tabanı haliyle oyununu yavaşlatmış. E işlenecek veri çok tabii…
"Oyunu kurdum ama çok yavaş geçiyordu; bir günü atlamak 30 saniye, bazen 1 dakika sürüyordu. Bir şekilde ilk seneyi oynadım, 1 hafta aralıksız oynadım. Sonra en alttaki ligi sildim ve böylelikle hızlandı ama yine de çok yavaştı" diyor. Yani buraya kadar kendi deyimiyle "kendi halinde bir kariyer yapıyordum" olarak tanımlıyor Leo Rüzgar.


Binlerce kilometre ötedeki bir "köy takımıyla" geçeceği etkileşimi tam olarak şöyle anlatıyor:
"Sonra 'Football Manager bağımlıları' ile neden paylaşmayayım dedim. 4. ligdeyken paylaştım, tutacağını hiç beklemiyordum ama bir anda patladı. South Cestos'un resmi hesabı beğendi, takip etti, yorum attı, RT yaptı. Takımın Twitter ve Instagram yorumlarında hep Türkçe yorum olmaya başladı, takipçi sayıları fırladı. Hatta Türkiye'den gelen destek mesajları üzerine takımın mağaza sitesi bile açıldı. Ben 6. ligdeyken sıkılıp kariyeri bırakmıştım. Ama sonradan nedensiz şekilde geri başladım. Premier Lig'i almaya inat etmiştim. Instagram'da beni paylaşmışlardı, resmi hesap da beğenmişti. Ben de DM yoluyla mesaj attım, başkanı ve teknik direktör Paul ile görüştüm. Bunca destekten ve tweeti gören insanlardan sonra Premier Lig'i almak benim için farz olmuştu. Yaklaşık 1 hafta sonra Premier Lig'i, ondan 2 gün sonra da Şampiyonlar Ligi'ni kazanmıştım. South Cestos kariyerini zirvede bırakmış oldum."
İşte Football Manager oyununun nasıl bir "aşka" dönüşebileceğini, Leo Rüzgar'ın "Bunca destekten ve tweeti gören insanlardan sonra Premier Lig'i almak benim için farz olmuştu" sözlerinden anlayabilirsiniz.
TÜRK TAKİBİNİN CESTOS'A ETKİSİ: İNGİLİZLERDEN ÇOK TÜRKLER DESTEKLİYORLeo Rüzgar'ın etkileşimiyle başlayan bu etki kendisiyle sınırlı kalmadı. Milyonlarca kişinin gördüğü paylaşımlar, on binlerce etkileşim bu mütevazî takımın da yararına olmuş olmalı ki Leo Rüzgar, kulübün adeta "devrim" yaşadığını, destekçi sayılarının artığını, Instagram'da kulübün resmi Türkçe hesabı açıldığını ve resmi mağaza sitesi kurulduğunu söyledi.
Ayrıca şunu da eklemeyi ihmal etmedi: "Benim de İngiltere'de en çok sempati duyduğum, duygusal bağ kurduğum takım hâline geldi. Hem benim için hem onlar için bu bağ garipti çünkü İngiltere takımını İngilizlerden çok Türkler tanıyor ve destekliyor, ve bu benim sayemdeydi."
TOPLULUĞUN GÜCÜDönelim tekrar topluluğun kurucusu ve benim Türkiye'nin en büyük Football Manager yayıncısı olarak tanımladığım Mustafa Anıl Benli'ye. Mustafa Anıl bu hikâyeyi şöyle anlatıyor:
"Büyük bir challenge, becermesi kolay değildir çünkü çok ciddi sabır ister. Bu kariyer öyle güzel etkileşimler aldı ki toplulukta bu kariyerlerden daha fazla göreceğimizden eminim. Herkesin 'Ah, keşke ben yapsaydım' diyeceği türden bir hikaye. Bu yüzden başka insanlar da 'Acaba ben neyi böyle farklı yapıp viral olabilirim?' diye düşünüyor. Umarım daha fazla böyle hikâyeler görürüz."
"Cestos hikayesine benzer ilham verici veya viral FM hikâyeleri yaşadın mı?" soruma ise, "Buna benzer hikayeleri tabii ki çokça yaşadık, dediğim gibi 20 yıldan fazladır oynuyorum bu oyunu. Müthiş bir keyiftir..." yanıtını verdi.

Benli, "FM sayesinde global farkındalık kazanması bir trend başlatabilir mi? Kulüplerle oyuncular arasında daha fazla bağ görür müyüz?" sorularıma ise içtenlikle şu yanıtı verdi:
"Bu hikâyeyi sadece bizim ülkemizdekiler değil, yabancılar da gördü ve etkilendi. Bence kulüplerin - South Cestos'un yaptığı gibi - bu tür hikâyeyi ortaya çıkaran oyunculara bir hediye göndermeleri lazım. South Cestos'un hikayesi yaklaşık 6 milyon görüntülenme aldı. Muhtemelen South Cestos herhangi bir yerde, tarihinde toplam bu kadar görüntülenme almamıştır."
PAUL ANDREWS: KULÜBÜN BÜYÜMESINE GERÇEKTEN BÜYÜK KATKIDA BULUNDULARŞimdi… Bu hikâyeyi "bizim çocuklardan" dinledik, ama bir de madalyonun öteki yüzü var. South Cestos FC'nin başkanı da bu ilgiye kayıtsız kalmadığı gibi, tıpkı Mustafa Anıl Benli ve Leo Rüzgar gibi o da sorularımı yanıtsız bırakmadı.
South Cestos FC Başkanı Paul Andrews, 20. seviyedeki kulübünün bir Türk gencinin Football Manager'daki destansı yolculuğuyla dünya çapında yankı uyandırmasına şaşkın ama bir o kadar da minnettar:
"Türk takipçilerimizle çok gurur duyuyoruz, son zamanlarda kulübün büyümesine gerçekten büyük katkıda bulundular. Football Manager'da Cestos'u oynayan herkese kocaman bir teşekkür! Sizlere sevgilerimizi gönderiyoruz." diyen Andrews, hikâyenin ana kahramanı Leo Rüzgar hakkında ise, "O artık Cestos ordusunda bir general"

"Futbol aracılığıyla depresyonla savaşmaya çalışan bir kişinin başlattığı bir kulüp olarak teşekkür ederiz. Güzel bir yorum veya bir takip gördüğümüzde her seferinde gülümsüyor ve motivasyon kazanıyoruz" diyen Andrews, bir söz de vermekten geri durmadı:
"YouTube'da 1000 aboneye ulaşıp videolardan gelir elde etmeye başladığımızda, Cestos Ordusu'nun tamamına formalar göndermek istiyoruz."
OYUNCULAR, TOPLULUKLAR VE YAYINCILARŞimdi tekrar Mustafa Anıl Benli'ye döneceğim. Mustafa Anıl'a sorularımı aktarırken, hikâyenin ana akışına pek uygun olmayan iki tane soru da araya sıkıştırdım aslında. Sonuçta ben de bu oyunu yıllardır oynuyorum ve Mustafa Anıl da uzun süredir takip ettiğim bir yayıncı. O iki soruyu şöyle sıkıştırayım:
Türkiye'de Football Manager yayıncılığının ve FM ilgisinin seviyesi nedir? Gelecekte nasıl gelişir, engeller nelerdir?
Football Manager ülkemizde çok izlenen bir kategori değil. Birkaç büyük yayıncı, Ataberk Doğan, rahmetli kardeşimiz Jrokez (Oğuzhan Dalgakıran), daha eskilerde Educatedear (Boğaç Soydemir) gibi isimler, daha geniş kitlelere ulaşmamızda yardımcı oldu. Aslında bu oyunun da yayınlarının izlenebildiğini bize gösterdiler. Yine de diğer popüler oyunlarla kıyaslanamaz tabii. Gelecekte bunun biraz daha değişip kesin olarak artacağını düşünüyorum ama Football Manager kitlesinde şöyle bir durum tabii ki var: Ben daha iyi menajerim ve kimse benden daha iyi oynayamaz. Bu yüzden kitleden bazıları bu oyunu asla izlemiyor.
Türkiye'de e-spor ve FM yayıncılığı, geleneksel futbol medyasıyla nasıl bir rekabet veya iş birliği içinde?
SON SÖZGeleneksel futbol medyasındaki aslında birçok isim FM oynuyor. Birçoğu düzenli olarak her gün oynuyor hatta. Bu yüzden birçoğuyla internet üzerinden de olsa tanışma fırsatı buldum. Şimdilik aralarında rekabet olduğu pek söylenemez ama özellikle Erman Yaşar, Ali Ece gibi isimlerle çok güzel iş birlikleri yapıldı.
Sonuç olarak, binlerce kilometre uzaktan, bir bilgisayar ekranında başlayan bu hikâye, futbolun yalnızca sahalarda değil, kalplerde ve hayallerde de nasıl birleştirici bir güç olduğunu kanıtladı.
Çünkü futbol, sadece bir oyun değildir; birleştirir, ilham verir ve hayalleri gerçeğe dönüştürür


