Barajlar kritik seviyede, su seferberliği ilan edilecek mi?
SonTurkHaber.com, Haber Global kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Türkiye, 2025 yılı itibarıyla son 52 yılın en ciddi kuraklık dönemlerinden birini yaşıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre yılın ilk 9 ayında ülke genelinde ölçülen yağış miktarı, mevsim normallerinin yüzde 26 altında gerçekleşti. Kuraklık, ülkenin neredeyse tamamını etkilerken, içme suyu ve tarımsal sulama için gerekli kaynaklar kritik seviyelere düştü. İstanbul, Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’ni içine alan Trakya ve geniş Marmara Bölgesi başta olmak üzere; İzmir, Manisa, Aydın ve Muğla’yı kapsayan Ege’nin verimli ovaları ve Ankara, Konya, Eskişehir, Kırıkkale gibi İç Anadolu’nun tahıl ambarı illeri kuraklıkla boğuşuyor. Doğu Anadolu’da Hakkari ve Van, Güneydoğu Anadolu’da Şırnak ve Siirt de şiddetli kuraklıktan en çok etkilenen şehirler arasında öne çıkıyor.

Baraj doluluk oranları birçok kentte alarm verirken; bazı bölgelerde şimdiden su kesintileri ve ciddi kısıtlamalar da gündeme gelmiş durumda. Öte yandan illerden yansıyan tablolar, yaşanan kuraklığın boyutunu gözler önüne seriyor. İstanbul'daki barajların toplam doluluk oranı yüzde 44.83 seviyesine gerilerken, Ankara'daki barajların aktif doluluk oranı ise yüzde 8.52’ye düşerek alarm seviyelerine ulaştı. İzmir’de de benzer bir tablo oluşurken, Tahtalı Barajı’nın doluluk oranı yüzde 6.71 seviyesine geriledi.
NİLÜFER DE KURUDUTürkiye’nin önemli sanayi ve tarım şehirlerinden Bursa'da susuzluğun pençesindeki illerden. Kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan iki ana barajdan biri olan Nilüfer Barajı tamamen kururken, Doğancı Barajı’ndaki doluluk oranı ise yüzde 19 seviyesine düştü; Bursa’nın sadece 35 günlük suyu kaldı. Kocaeli'de ise Yuvacık Barajı’ndaki su seviyesi yüzde 48’e düşerken, Sapanca Gölü’nün seviyesi 29.80 metreye geriledi. Normalde 32.20 metre kotunda yaklaşık 1,1 milyar metreküp su bulunduran gölde hacim yüz milyonlarca metreküp azalmış durumda. Uşak ise kuraklığın en vahim olduğu kent olarak dikkat çekiyor. Kente su sağlayan Küçükler Barajı tamamen kururken, şehirde su kesintilerine başlandı. Benzer şekilde Elazığ’daki Hamzabey Barajı ile Tekirdağ’daki Naip Barajı da tamamen tükenen kaynaklar arasında.
Türkiye genelinde yaşanan kuraklığın, yalnızca içme suyunu değil, tarımı, sanayiyi ve ekosistemi de tehdit ettiğine dikkat çeken Su Politikaları Derneği Başkanı Dursun Yılmaz ise, şu uyarılarda bulunuyor: "Bireysel ve toplu depolama sistemleri hayati önem taşıyor. Günlük kullanımda bilinçli su tüketimi, damla sulama yöntemleri ve endüstride geri dönüşüm sistemlerine geçilmesi şart. Baraj kapasitesinin artırılması, yeraltı sularının etkin kullanımı ve yağmur suyu toplama sistemlerinin seferberlikle hayata geçirilmesi gerekiyor. Durum çok ciddi. Kuraklık seferberliğini hayata geçirmezsek, milli kalkınma ve güvenlik riski ortaya çıkar."

Prof. Dr. Mustafa Öztürk (Eski Çevre ve Şehirlik Bakanlığı Müsteşarı)
"Küresel bir sorun haline gelen su kıtlığına karşı dünyada deniz suyundan içme suyu üretimi hızla yaygınlaşıyor. Körfez ülkeleri içme suyu ihtiyaçlarının büyük bölümünü bu yöntemle karşılıyor; Kuveyt içme suyunun yüzde 90’ını, Umman yüzde 86’sını, Suudi Arabistan ise yüzde 70’ini tuzdan arındırma tesislerinden sağlıyor. Suudi Arabistan’ın kapasitesinin 2025’te günlük 8,5 milyon metreküp seviyesine çıkarak su tüketiminin yüzde 90’ından fazlasını bu yöntemle karşılaması bekleniyor."
ACİL EYLEM PLANIDünya genelinde ABD, Avustralya, İsrail, Çin, Almanya, Hindistan ve Singapur gibi ülkeler de deniz suyundan içme suyu üretimine yatırım yapıyor. Bu gelişmeler, Türkiye gibi su stresi yaşayan ülkeler için alternatif çözümlerin giderek daha ulaşılabilir hale geldiğini gösteriyor. Su krizini aşmak için çok acil eylem planları hayata geçirilmeli."
Kaynak: Web Özel


