Hür Bir Ağaç gibi Kök Salmak Eğitimle Mümkündür
Halktv sayfasından alınan verilere göre, SonTurkHaber.com bilgi veriyor.
Son yıllarda tüm dünyada açlığın, göçlerin, yozlaşmanın ve tüm bunlarla gelen bunalımın sebebi savaşların yıkımları ve ülkemizde son aylarda sıkça konuşulan çözüm süreci, barışa duyulan ihtiyacın ne kadar derin olduğunu bir kez daha göstermiştir. Silahların susması için diyalog ve karşılıklı anlayışın öne çıkması toplumsal barış için umut yaratmış; ancak kalıcı barışın yalnızca siyasal adımlarla değil, eğitim yoluyla mümkün olacağı da ortaya çıkmıştır. Çünkü eğitim, farklılıkları çatışma değil zenginlik olarak görebilmeyi öğretir.
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
Ve bir orman gibi kardeşçesine,
Bu hasret bizim…” — Nazım Hikmet
Nazım Hikmet’in bu dizeleri, barış ve kardeşlik özlemini en coşkun haliyle anlatır. Bu hasretin bitmesi ve barış ağacımızın kök salması ancak eğitimle mümkündür. Barışın beslendiği toprak da su da EĞİTİMdir.
Aristoteles “İnsan, düşünen bir hayvandır” de . İnsan, içindeki hayvani ve savaşçı yön ancak eğitim sayesinde dönüştürebilir; saldırgan yanını geride bırakıp insani, bilinçli ve barışçıl bir varlığa evrilebilir. Eğitim insanın içindeki kötüyü iyiye çevirir.
Tarih göstermektedir ki aklını barış için kullanmayan insan, savaşların ve yıkımların başlıca sebebi olmuştur. 1. ve 2. Dünya Savaşları, barışın yokluğunda dünyanın nasıl felaketlere sürüklendiğini en açık biçimde göstermektedir. Bu tür acıların bir daha yaşanmaması için barışın egemen kılınması şarttır. Ve savaşların, çatışmaların panzehiri eğitimdir.
Barış Eğitiminin Önemi
Barış; uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörüyle oluşan bir ortamdır. Kültürlere göre farklılıklar gösterse de özünde bireysel huzur ve toplumsal barış, şiddetin ortadan kalkmasıyla mümkündür. Barış eğitimi, iletişim, empati ve çatışma çözme becerilerini geliştiren bir süreçtir. Çocuklar küçük yaşlardan itibaren bu bilinçle yetiştirildiğinde, içlerindeki saldırgan dürtüler yerine yapıcı ve olumlu yönler güçlenir. Böylece şiddetin nedenleri, sonuçları ve etkileri anlaşılır, daha barışçıl bir gelecek kurulabilir.
Barış Kültürü Eğitimle Kazanılır
Günümüzde askeri çatışmalar kadar tehlikeli olan toplumsal ve kültürel gerilimler de vardır. Kültürel farklılıkların tolere edilmediği noktada çatışmalar ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde de artan şiddet olayları barış eğitimini zorunlu hale getirmektedir. Barış kültürünün eğitimle kazanıldığı unutulmamalıdır. Öğrenciler arasındaki şiddet olaylarının çözümünde de en etkili yöntem yine barış eğitimidir. MEB, barış kültürünü toplumun her kesimine yayarak insanların huzur ve güven içinde yaşamalarına katkı sağlamalıdır.
“Yurtta barış, dünyada barış.” — Mustafa Kemal Atatürk
Dünyada ve yurtta barışı sağlamak Ata’mızın bize verdiği en önemli görevdir. Bu bağlamda herkese özellikle MEB’e bazı görevler düşmektedir.
Barış Eğitimi Ders Olarak İşlenmeli
Barışçıl bir Türkiye için çocuklarımız şiddetin nedenlerini, sonuçlarını ve çözüm yollarını öğrenmelidir. Bunun için öğretim programlarına “Barış Eğitimi” dersi eklenmelidir. Bu derslerle öğrenciler; savaş, nefret, çatışma ve mobbing gibi konularda bilinçlenmeli, çözüm üretme yollarını öğrenmelidir. MEB, barış eğitimi konusunda uzmanlar yetiştirip istihdam etmelidir. Okul yöneticileri, öğretmenler, aileler ve medya da bu sürece destek vermelidir. Daha güvenli ve kardeşçe bir Türkiye, eğitimle mümkündür. Türkiye Hepimizin, Eğitim Hepimizin.


