İran alarma geçti, akılalmaz bir felakete gidiyoruz!
SonTurkHaber.com, Haber Global kaynağından alınan bilgilere dayanarak bilgi paylaşıyor.
Küresel İklim Değişikliğine bağlı kuraklık sorunu Türkiye'den sonra İran'ı da vurmuş durumda.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ülkedeki su kaynaklarının “akıl almaz” boyutlarda tükendiğini ve çözüm için acilen harekete geçilmesi gerektiğini açıklaması gözleri Orta Doğu'daki su krizine çevirdi. Pezeşkiyan, İran'ın ciddi bir su kriziyle karşı karşıya olduğunu belirtirken, "Eğer çözümü olan varsa, öne çıksın. Bizim başka seçeneğimiz yok; suyu kapatmaktan başka” dedi. Ülke genelinde beş yıldır devam eden kuraklık, aşırı sıcaklar ve yetersiz altyapı nedeniyle barajlar neredeyse tamamen kururken, pek çok bölgede yeraltı su kaynakları da alarm veriyor.

İran’daki bu büyük su krizinin gölgesinde Türkiye’de de alarm zilleri çalıyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, 2024-2025 su yılı boyunca Türkiye genelinde ölçülen yağış miktarları son 52 yılın en düşük seviyesine geriledi. Temmuz 2025 ayı yağışları, 1991-2020 Temmuz ortalamasının yüzde 39, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 71 altında kaldı. Marmara başta olmak üzere, Ege, Batı Karadeniz, İç Anadolu ve Akdeniz’in doğusunda yağışlarda yüzde 80’i aşan dramatik düşüşler yaşandı. Marmara Bölgesi Temmuz ayında son 65 yılın en düşük yağışını aldı. Bazı bölgelerde sınırlı artışlar olsa da, özellikle Güneydoğu Anadolu’da yüzde 53 gibi çok yüksek oranlarda azalmalar meydana geldi.
VERİM KAYBI ARTIYORKuraklığın tarım sektöründeki etkisi de şimdiden ağır biçimde hissediliyor. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında buğdayda yüzde 15, arpada ise yüzde 28 gibi ciddi üretim kayıpları bekleniyor. Ayçiçeğinde ise verim dramatik biçimde düşerek, normalde dekarda 270 kilogram olan üretim 50 kilogramın altına geriledi. ABD'li uzmanlara göre Türkiye genelinde pamuk, çeltik ve kanola gibi diğer önemli ürünlerde de yüzde 20-30 arasında verim azalması kaçınılmaz.
Su Politikaları Derneği Bakşkanı ve DSİ eski Yöneticilerinden Dutsun Yıldız ise modern sulama teknolojilerinin yaygınlaştırılması, kuraklığa dayanıklı bitki çeşitlerinin geliştirilmesi ve su yönetimi politikalarının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurgularken, "Özellikle pamukta sulama imkanlarının kısıtlı olması ve yüksek sıcaklıklar kaliteyi olumsuz etkilerken, bu gelişmeler, sadece tarımsal üreticiyi değil, aynı zamanda tekstil ve yağlı tohumlar sektörlerini de tehdit ediyor" diyor.
GÖÇLER ARTACAKİran’daki su krizinin derinleşmesine de değinen Yıldız, "Bölgedeki su dengelerini doğrudan etkiliyor. Tahran’ın giderek azalan su kaynakları, hem yerel halkın yaşam kalitesini hem de tarımsal üretimi tehdit ediyor. Türkiye’de ise özellikle GAP bölgesi gibi kuraklık riski yüksek alanlarda suyun tarımda kullanımı ciddi biçimde azalıyor. Ortadoğu’nun diğer ülkelerinde de benzer su kısıtları söz konusu. Her iki ülke için de ortak tehdit olan su krizi, iklim değişikliğinin somut ve yıkıcı etkilerinden biri olarak öne çıkıyor. Su krizi uzun vadede sosyal huzursuzluk, göç ve bölgesel istikrarsızlık gibi daha büyük problemlere dönüşecek" diye konuştu.

Öte yandan Türkiye ve İran kadar Suriye ve Irak'ta küresel iklim değişikliğinden nasibini alan ülkeler arasında. Suriye’de son on yıldaki iç savaş, altyapının tahrip olması ve iklim değişikliği etkilerinin birleşimi ile su krizi derinleşti. 2023 ve 2024 yıllarında Suriye genelinde yağışlar ortalamanın yüzde 50 altında gerçekleşti. Özellikle Fırat Nehri’nin debisindeki düşüş, kuzey ve doğu Suriye’nin su ihtiyacını olumsuz etkiledi. Son bir yılda Suriye'de buğday üretimi yüzde 25, arpa üretimi ise yüzde 35 oranında azaldı. Irak'ta ciddi bir su krizine sahne oluyor. Tigris ve Fırat nehirlerinin debilerindeki düşüş, özellikle güneydeki tarım arazilerinde tuzlanma ve verimsizlik sorunlarını tetikledi. 2024-2025 su yıllarında Irak’ta yağışlar ortalamanın yüzde 40 altında gerçekleşti.
Kaynak: Web Özel


