Son dakika: Kızını öldürüp salona gömdüler! Dehşet saçan cinayet 7 yıl sonra ortaya çıktı Son dakika haberleri
SonTurkHaber.com, Haberturk kaynağından alınan verilere dayanarak bilgi yayımlıyor.
Evin salonu dozerle kazıldı ve yapılan çalışmalarda birkaç parmak kemiği ortaya çıktı. Adli incelemelerde, bu kemiklerin 7 yıl önce esrarengiz biçimde kaybolan, hakkında herhangi bir kayıp başvurusu yapılmamış genç kıza ait olduğu belirlendi. Soruşturma derinleştikçe dehşet verici gerçek ortaya çıktı. Genç kızın, ailesi tarafından “kötü yola düştüğü” gerekçesiyle öldürüldüğü anlaşıldı. İlk olarak evin salonuna gömülen ceset, 2,5 yıl sonra çıkarılarak bir dereye atılmıştı. Gelen bir ihbar mektubuyla kan donduran cinayeti çözen cinayet uzmanı emekli polis memuru Adnan İlhan detayları Habertürk’e anlattı.
GAYRETTEPE’DE BAŞLAYAN SIR PERDESİYıl 1991. Mayıs ayının son günlerinden biri yaşanıyordu. İstanbul’un nam salan Gayrettepe’deki Asayiş Şube Müdürlüğü’nün en ağır birimi, Cinayet Masası’nın tahkikat bölümünde gelen ihbar mektupları tek tek inceleniyordu.
O dönemde, Cinayet Masası’nın adeta beyni kabul edilen cinayet uzmanı dedektif Adnan İlhan, isimli veya isimsiz fark etmeksizin tüm mektupları bizzat okuyordu. Çoğu boş çıkan ihbarların arasında, İlhan’ın eline geçen bir zarf dikkatini çekti. Deneyimli dedektifin okumaya başladığı satırlar, tüyler ürperten bir olayın kapısını aralayacaktı.
İDDİALAR DEHŞETE DÜŞÜRDÜ
Cinayet uzmanı emekli polis memuru Adnan İlhan, sonradan çok konuşulacak bir cinayet vakasına dönüşecek olan o satırlarda yazılanları şöyle anlattı:
“O dönemler teknoloji bugünkü kadar gelişmiş değildi. İhbarlar mektuplarla yapılıyordu. İnternet yoktu. Şimdi mailden her türlü ihbarı yapabiliyorsunuz. Gelen her mektubu tek tek okurdum. Bir gün elime geçen bir mektup beni dehşete düşürdü. Adamın biri yazdığı satırlarda, uzun süredir cezaevinde olduğunu, tahliye olduktan sonra kız arkadaşının ortadan kaybolduğunu söylüyordu. Ve asıl tüyler ürperten kısım şuydu: sevgilisini, ailesinin öldürüp evin eşiğine gömdüğünü iddia ediyordu.”
KAYIP BAŞVURUSU YOKTUİhbar mektubunda adı geçen kişinin Nurten isimli genç bir kız olduğunu belirten emekli cinayet uzmanı Adnan İlhan, o anları şöyle anlattı:
“Tabii mektupta yazılanların doğru olup olmadığını bilmemiz mümkün değildi. Bizim görevimiz bu iddiaları araştırmaktı. Eğer doğruysa gereği mutlaka yapılmalıydı. Öncelikle bu kızımız için herhangi bir kayıp başvurusu yapılmış mı diye baktık. Ancak hiçbir kayıp başvurusu yoktu. Bununla birlikte mektubu gönderen kişiyi de mercek altına alıp incelemeye başladık. Çünkü mektupta yazılan ayrıntılar gerçekten tüyler ürpertecek türdendi.”
OLAY 7 YIL ÖNCESİNE DAYANIYORDU
Gönderilen mektuptaki iddialar, tam 7 yıl öncesine, yani 1984 yılına dayanıyordu. Dehşet verici satırlara göre, Nurten isimli genç kız, ailesinin istemediği sevgilisi İsmet ile birlikte Tokat’tan kaçarak İstanbul’a gelmişti.
Bu olayın ardından genç kızın ailesi de İstanbul’a, Kağıthane’ye taşındı. Ancak Nurten’in hayatı kısa sürede kabusa döndü. Sevgilisi İsmet’in kaçak işlere bulaştığı ortaya çıktı. Bir süre sonra ise işlediği suçlardan dolayı cezaevine girdi.
SEVGİLİSİNİN ÖLDÜRÜLDÜĞÜNÜ ÖĞRENDİİsmet , cezaevinde tam 7 yıl yatmıştı. Bu süre boyunca sevgilisi Nurten, bir kez bile kendisini ziyarete gelmemişti. Bu durum onu derinden yaralamış, genç kızın kendisini terk ettiğini düşünmesine neden olmuştu.
Cezaevinden çıktıktan sonra Nurten’in izini bulmak için çabalasa da hiçbir sonuç alamadı. Ancak bir gün tesadüfen karşılaştığı Nurten’in kız kardeşi, İsmet'e tüyler ürperten gerçeği anlattı: Ablası, ailesi tarafından öldürülmüş ve evin salonuna gömülmüştü.
Şoke olan İsmet , yaşadığı dehşetin ardından kaleme aldığı mektupla soluğu Cinayet Masası’nda aldı
AİLE İSTANBUL DIŞINA TAŞINMIŞTI
Cinayet uzmanı Adnan İlhan, o dönemde mektupta yazılan iddialar üzerine hemen harekete geçtiklerini belirterek şunları anlattı:
“Mektubu yazan kişinin ifadesini aldık. Ardından bahsedilen aileyi araştırmaya başladık. Öğrendik ki, aile Kağıthane’deki evlerini satıp memleketleri Tokat’a taşınmış. İncelemelerimizde yaklaşık 4-5 yıl önce oraya gittikleri ortaya çıktı. Tokat’a giden arkadaşlarımız aileyle görüştü, kızları Nurten’i sordular. Onların cevabı ise son derece soğukkanlıydı: ‘Bir erkeğe kaçtı, haberimiz yok, görmedik.’ dediler.”
SORGUDA İTİRAF ETTİLERDeneyimli dedektif Adnan İlhan, ailenin İstanbul’a getirilerek sorguya alındığını anlatarak kan donduran itirafı şöyle aktardı:
“Onlara elimizde bilgiler olduğunu söyledik. ‘Siz kızınızı evde öldürüp salonun eşiğine gömmüşsünüz. Biz orayı kazarsak ceset parçalarını buluruz’ dedik. Yaptığımız çapraz sorgularda aile sonunda itirafta bulundu. Bu itiraf üzerine savcının talimatıyla dozer getirip evi kazdık. Kazı sırasında, kurbana ait olduğu belirlenen parmak kemikleri ortaya çıktı. Çünkü aile, cesedi gömdükleri yerden çıkarıp başka bir yere götürüp atmıştı. Geriye yalnızca bu kemikler kalmıştı.”
BIÇAKLAYIP EŞARPLA BOĞDULAR
Bu kan donduran vahşet, gündeme adeta bomba gibi düştü. Yapılan soruşturmalarda ortaya çıkan dehşet verici ayrıntılar herkesi şoke etti.
İsmet, cezaevine girdikten kısa bir süre sonra eve dönen genç kız, ailesine hamile olduğunu söyledi. Ancak ailesi, “kötü yola düştü” diyerek 1.5 aylık hamile genç kıza acımasızca saldırdı. Önce bıçakladılar, ardından eşarpla boğarak öldürdüler.
ÖNCE GÖMDÜLERAile, evde öldürdükleri kızlarını salonun eşiğine gömdü. Aradan 2,5 yıl geçtikten sonra memleketleri Tokat’a dönmeye karar verdiklerinde, korkunç bir plan daha yaptılar. Satacakları evin ileride yıkılıp yeniden yapılması halinde cesedin bulunabileceğini düşünen aile, gece yarısı harekete geçti. Cesedi gömdükleri yerden çıkardılar. Geriye kalan kemik parçalarını bir torbaya koyarak Kağıthane Deresi’ne attılar.
Dehşet saçan bu olay, yıllar sonra İsmet'in sevgilisinin kız kardeşiyle tesadüfen karşılaşması sonucu ortaya çıktı.
ANNENİN İFADESİ KAN DONDURDUOlayın ardından Nurten isimli genç kızın annesi, babası ve ağabeyi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yargılama başladığında, mahkeme salonunda annenin yaptığı itiraf herkesi dehşete düşürdü:
“Kızımı tek başıma ben öldürdüm. Vicdanımı rahatlatmak için bu itirafı yapıyorum. Kocası hapisteydi ama kızım hamile kalmıştı. Bir gün geldi, bana ‘bir çare bul’ dedi. Onu evden kovdum. Sonra yeniden geldi. O sırada yalnızdım. Beni ölümle tehdit etti. Aramızda tartışma çıktı. Onu itekledim. Kafası kapıdaki demire çarptı. Ölmüştü. Aklıma, kocamın evin içinde lağım tamiri için kazdığı çukur geldi. Cesedi oraya gömdüm.”
Anne, ifadesine şöyle devam etti:
“Cesedin evin içindeki çukurda olması beni rahatsız ediyordu. 2,5 yıl sonra Nurten’in kemiklerini çıkardım ve Kağıthane Deresi’ne attım.”
CEZA ALIP TAHLİYE OLDULARGörülen davanın ardından mahkeme, önce anne ve babayı idam, oğullarını ise müebbet hapisle cezalandırdı. Tahrik ve diğer hafifletici unsurları dikkate alan mahkeme, anne ve babanın cezasını 6 yıl 3'er aya, ağabeyinin cezasını ise 4 yıl 2 aya indirdi. Sanıkların tutuklu kaldığı süreyi de göz önüne alan mahkeme, tahliye kararı verdi.

Gündemde günlerce konuşulan bu cinayet vakasını çözen Cinayet Masası’nın tam merkezindeki isim, cinayet uzmanı emekli polis memuru Adnan İlhan’dı. İlhan, meslek hayatı boyunca İstanbul’da işlenen hemen her önemli cinayet olayının tahkikatında görev aldı.
Deneyimli dedektif, görevde olduğu yıllarda birçok faili meçhulün aydınlatılmasında aktif rol oynadı. Emekliliğinin ardından da gündemden düşmeyen İlhan, geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayınlanan “QULÜBE” adlı filmde doktor rolüyle izleyicilerin karşısına çıktı.


