SonTurkHaber.com
close
up
Menu

Ticaret Bakanı Ömer Bolat Erzurum da konuştu: Milli gelirde 1.4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız Türkiye Ekonomisi Haberleri

Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı: Sağlık Bakanlığı 2. etap personel alımı başvurusu başladı mı? ÖSYM kılavuzu yayınladı mı?

Mesai bitimine dakikalar kala Aziz İhsan Aktaş tan Adliye ye sürpriz ziyaret

Icardi eski takım arkadaşı Aktürkoğlu’nun fotoğrafını paylaştı

Gazze Sağlık Bakanlığı: Kıtlık ilan edilmesinden bu yana hiçbir şey değişmedi, toplu ölümler bekliyoruz Ortadoğu Haberleri

Cihat Yaycı Türkiye nin gururu Çelik Kubbe nin nasıl çalıştığını adım adım anlattı: İstanbul u vursalar füze Ankara da düşer VİDEO İZLE

Letonya maçı galibiyet sonrası Alperen Şengün: Turnuvaya güzel başlangıç yaptık, bizim için çok önemliydi

Gaziantep haberleri Başkan Şahin, Kamil Ocak Millet Bahçesi ndeki çalışmalar hakkında bilgi aldı 27 Ağustos 2025

Elif Atayman cezaevine giden süreci anlattı: İlk kurban benim

Sanat dünyasında taciz iptalleri Kültür Sanat Haberleri

İşte Galatasaray ın muhtemel rakipleri! Futbol Haberleri

Galatasaray ın Şampiyonlar Ligi ndeki muhtemel rakipleri belli oldu

Usulsüz denklik tarifesi: 3000 dolara tıp, 5000 dolara hukuk

Aşkı bulduktan sonra evine kapanmıştı... Ünlü çifte dördüncü bebek geliyor... 44 yaşında bir kez daha hamile!

Tacizle suçlanan ünlü yönetmenden iddialara yanıt

Faizci huzurlu sanayici kâbusta Ekonomi Haberleri

Bir dönemin parlak oyuncusuydu... Şimdi elinde kalan güzel hatıralar ve yıkık dökük bir ev... Ünlü oyuncu gökteki yıldızlar gibi kayıp gitti!

Batman Valisi Canalp, Mereto Dağı ndaki çalışmaları inceledi Batman Haberleri

Bayrampaşalı vatandaşlardan Kocatepe’de 103 üncü yıl coşkusu

Bakan Tunç: Özel’e tavsiyemiz yolsuzluk soruşturmalarının sonucunu beklemesi

Hakan Fidan: İsrail ile ticareti tamamen kesen tek ülkeyiz

Hakan Fidan: İsrail ile ticareti tamamen kesen tek ülkeyiz

Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com açıklama yapıyor.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in Birleşmiş Milletler'in Gazze'deki kıtlık ilanının ardından Meclis'in olağanüstü toplama çağrısının ardından TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş harekete geçti.

TBMM bugün Gazze için toplandı. TBMM’de Gazze gündemiyle olağanüstü toplanan Genel Kurul’da konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail’in saldırganlığının boyutlarını ve Türkiye’nin tutumunu anlattı. Konuşmasına Meclis’in “partiler üstü bir anlayışla Filistin meselesini milli dava olarak görmesini” gururla karşıladığını belirterek başlayan Fidan, Gazze’de yaşananları “insanlık dramı” olarak nitelendirdi.

Özgür Özel Filistin atkısını taktı! TBMM'de tüm gruplar ile tokalaştı

Fidan, İsrail’in politikalarının bölgeye yayıldığını söyleyerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Gazze’de soykırım daha da derinleşmiş, Batı Şeria’da fiili ilhak adımları başlamış, İsrail’in saldırganlığı Lübnan’a ve Suriye’ye sıçramış, Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar artmıştır.”

Fidan, iki yıldır “İsrail’in dünyanın gözü önünde soykırım suçu işlediğini” vurguladı. Gazze’de 62 binden fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini belirterek, “Bugün itibarıyla orduya harekat emri verdiğine dair bilgiler var. 1 milyondan fazla Filistinlinin yeniden yerinden edilmesi amaçlanıyor” dedi.

Gazze oturumunda soğuk rüzgarlar! Dervişoğlu Bahçeli'nin yanından böyle geçti

İsrail’in açlığı silah olarak kullandığını söyleyen Fidan, “Bu bir doğal afet değildir. Bu açlığı silah haline getiren kasıtlı ve zalim bir politikanın sonucudur” diye konuştu.

Bakan Fidan, Türkiye’nin İsrail ile ticareti kesmesi ile ilgili açıklama yaptı. Aylardan beri İsrail'in Gazze'deki katliamları devam ederken Türkiye'nin İsraili ile gemi trafiğini tamamen 21 Ağustos'ta durdurulduğu öğrenilmişti.

Son Dakika | Özgür Özel çağrıda bulunmuştu! TBMM Gazze için olağanüstü toplandı

Fidan, İsrail ile ticaretin kesildiğini şöyle anlattı:

“Yaptırımlar bağlamında dünyada Türkiye’den daha ileri adım atmış şu anda başka bir ülke yok. İsrail’le ticaretimizi tamamen kestik. İsrail gemilerine limanlarımızı kapattık. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. İsrail’le ticaretini tamamen kesen başka ülke, altını çiziyorum, bulunmamaktadır.”

Fidan, ayrıca İsrail’e silah ve mühimmat taşıyan gemi ve uçaklara da Türkiye’nin kapılarının kapatıldığını açıkladı.

Diplomasi ve insani yardım vurgusu

Türkiye’nin 7 Ekim’den bu yana Gazze’ye en çok yardım ulaştıran ülkelerden biri olduğunu söyleyen Fidan, toplam yardımın 100 bin tonu geçtiğini aktardı. AFAD ve Kızılay’ın Gazze’de aşevleri ve su dağıtımında büyük rol üstlendiğini belirtti.

Diplomaside de aktif olduklarını vurgulayan Fidan, “İki devletli çözüm tek yoldur” dedi. Türkiye’nin, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi temas gruplarına öncülük ettiğini, İrlanda ile birlikte iki devletli çözüm çalışma grubunda eş başkanlık yaptığını hatırlattı.

“Büyük İsrail hayali bölge için felaket reçetesi”

İsrail’in bölgedeki saldırılarının tehlikesine dikkat çeken Fidan, “Bugün karşımızda bölgeyi ateşe atmaya yemin etmiş bir İsrail var. Büyük İsrail hayali bölge için bir felaket reçetesidir” dedi.

Türkiye’nin barış vizyonunu yineleyen Fidan, “1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması temelinde tesis edilecek iki devletli çözüm tek yoldur. Bölgemizde barış, istikrar ve refahı temin edecek başka bir seçenek yoktur” ifadelerini kullandı.

-----------

Gazze gündemiyle gerçekleştirilen bu olağanüstü oturum vesilesiyle Aziz milletimizin vicdanını ve milli iradeyi temsil eden sizleri Yüce meclisimizi saygıyla selamlıyorum. Yüce Meclisimizin partiler üstü bir anlayışla Filistin meselesini milli dava olarak görmesi bizler için son derece gurur vericidir. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm devlet organları ve milletimiz bir bütün olarak Filistin meselesine sahiplenmektedir. Bu durum milletimizin vicdan birliğini yansıtmakla kalmayıp tehdidin de nereden başladığını gösteren stratejik bir anlayış birliğine işaret etmektedir. Değerli milletvekilleri Bugün burada Gazze'de yaşanan insanlık dramını, İsrail'in saldırganlığında gelinen noktayı ve ülkemizin yürüttüğü kararlı mücadeleyi sizlerle paylaşacağım. Tabiatıyla kamuya açık bir bilgilendirmenin sınırları içerisinde huzurlarınızda bulunmaktayım. Geçtiğimiz yıl yine bu çatı altında yaptığım takdimde hatırlayacağınız üzere İsrail'in izlediği stratejinin yalnızca Gazze ile sınırlı kalmayacağını, bölgenin geneline yayılacak bir ateş dalgası yaratacağını ifade etmiştim huzurlarınızda. Ne yazık ki bugün Yüce mecliste dile getirdiğimiz öngörülerin maalesef birer birer gerçekleştiğini üzülerek görmekteyiz. Gazze'de soykırım daha da derinleşmiş, Batı Şeria'da fiili ilhak adımları başlamış, İran-İsrail hattındaki gerginlik 12 günlük bir savaşa dönüşmüş, İsrail'in saldırganlığı Lübnan'a ve Suriye'ye sıçramış, Doğu Kudüs'teki kutsal mekanlara ve özellikle Mescid-i Aksa'ya yönelik provokasyonlar giderek artmıştır. Bu vahim tablo hem ülkemizin hem de bölgemizin geleceğini yakından ilgilendiren ağır bir kırılmaya işaret etmektedir. Değerli milletvekilleri, gelinen süreci kısaca özetlersek İsrail iki yıldır Gazze'de soykırım suçu işleyerek dünyanın gözü önünde temel insani değerleri hiçe saymaktadır. Yaşananlar tüm insanlığın vicdanını derinden yaralamaktadır. Türk milleti zulme maruz kalan Filistin halkının acısını yoğun şekilde hissetmektedir. İsrail bölge ülkelerinin içinde bulunduğu şartları fırsat bilerek sınırları ötesinde askeri müdahalelerde bulunmakta, bölgeyi insansızlaştırmakta ve yaşanmaz kılma stratejisiyle dizayn etmeye çalışmakta, yasa dışı işgal altında tuttuğu toprakları genişletmek için her türlü hukuksuzluğu yapmaktadır. Devam eden soykırım sonucunda, sizlerin de yakından takip ettiği gibi Gazze'de 62.000'den fazla Filistinli kardeşimiz şehit edilmiştir. Gazze'nin %85'i halen İsrail'in askeri kontrolü altındadır. Bununla da yetinmeyen Netanyahu hükümeti Gazze'nin geri kalan kısmını da işgal altına almak için hazırlıklar içindedir. Bugün itibarıyla da orduya harekat emri verdiğine dair bilgiler intikal etmektedir. Bu bölgelerde hayatta kalma mücadelesi veren 1.000.000'dan fazla Filistinlinin bir kez daha yerlerinden edilmesi amaçlanmaktadır. Nüfus yoğunluklu bölgelerde planlanan askeri operasyonlar yeni toplu katliamlara kapı aralamaktadır. İsrail bu koşulları iki devletli çözüm vizyonunu tümüyle ortadan kaldırmak için fırsat olarak kullanmaktadır. Ülkemizin de yoğun çalışmaları sayesinde BM Genel Kurulu dünya kamuoyunun vicdanını yansıtan bazı kararlar alabildiyse de bunların bağlayıcı gücü olmaması sahadaki durumu İsrail'in ve onu destekleyenlerin insafına bırakmıştır. Neredeyse bütün dünya İsrail'i soykırım nedeniyle yalnız bırakmıştır. Sadece Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olan Amerika'nın kayıtsız şartsız desteğiyle İsrail mevcut savaş suçlarına devam etmektedir. Şunu en baştan açıkça ifade etmek gerekiyor. Gazze'de yaşanan bu dramın arkasındaki asıl mesele İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan düzenin artık günümüz sınamalarına cevap vermemesidir. Yani iflas etmesidir. İşte biz buna uluslararası sistemin meşruiyet krizi diyoruz. Değerli milletvekilleri, Gazze'deki genel tablo son derece vahimdir. İsrail tarihin en ırkçı hükümeti ancak haddini bildiği takdirde saldırganlığını frenleyecektir. Türkiye olarak Filistin halkının hangi şekilde ve isim altında olursa olsun Gazze'den tehcirini öngören planlara karşıyız. Kim tarafından sunulursa sunulsun böyle bir plan bizim nezdimizde hükümsüzdür. Tüm süreç boyunca sizlerin de takip ettiği üzere kalıcı bir ateşkese ulaşılmasını teminen Katar ve Mısır ile temaslarımız devam etmekte ve Katar ve Mısır arabuluculuğunda müzakereler yürütülmekte. Hamas'ın gösterdiği esnekliğe karşın İsrail'in herhangi bir mutabakat sağlanması konusunda isteksizliği ibret vericidir ve zihinlerinin gerisindeki stratejiyi gösterme açısından da son derece açık bir tablo ortaya koymaktadır. Gelinen noktada önümüzdeki esas mesele ise Gazze'nin geleceği olmuştur. İsrail Gazze'de meşru hiçbir Filistin yönetimi istememekte, bölgedeki işgal ve istilasını sürdürmektedir. Uluslararası kamuoyu, Birleşmiş Milletler ve yerel sivil toplum kuruluşlarının yardım dağıtımını üstlenmesi konusunda hemfikir durumda. İsrail ise yardımların dağıtımını engelleyerek binlerce Filistinli kardeşimizin hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Açlığı silah olarak kullanma stratejisini benimsemiştir. İsrail'in süregelen ablukası sonucunda Birleşmiş Milletler Gazze'de kıtlık felaketinin baş gösterdiğini ilan etmiştir. Değerli milletvekilleri, bu bir doğal afet değildir. Bu açlığı silah haline getiren kasıtlı ve zalim bir politikanın sonucudur. Amaç belli. Filistinlilerin toplanacağı kampların dışındaki alanların moloz yığını haline getirilmesi, Filistinlilerin Gazze'den göç etmeleri için zorlayıcı bir ortam tesis edilmesi. İsrail mevcut savaş ve istikrarsızlık ortamından istifadeyle Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te de saldırılarını artırmıştır. İsrail'in devlet terörü sürmektedir. İsrail ordusu korumasındaki yerleşimciler Filistin halkına, geçim kaynaklarına ve mülklerine saldırmaktadır. Aynı zamanda Mescid-i Aksa'ya yönelik baskınlar da devam etmektedir. Mescid-i Aksa'nın mekansal ve zamansal bölünmesine yönelik İsrail adımları kesintisiz sürmektedir. Özellikle İsrailli aşırıcı bakanlar beraberlerinde yerleşimciler ve güvenlik güçleri eşliğinde Mescid-i Aksa'nın kutsiyetini ve buradaki tarihi statükoyu ihlal etmeye devam etmektedirler. Son dönemde bazı ülkelerin Filistin'i tanıma kararı almasına misilleme olarak Netanyahu hükümetinin yeni yasa dışı yerleşim projeleri sahadaki saldırıları ve Filistin yönetimini mali iflasa sürükleyecek girişimleri artmıştır. Topyekün saldırılar altında olan Filistin var olma mücadelesi vermektedir. Değerli milletvekilleri, İsrail bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyerek kendi güvenliğini sağlayabileceği bir yanılgı ve gaflet içindedir. Bunu kendisine şu an itibarıyla bir politika edinmiştir. İlk günden bu yana uyarmaktayız. İsrail'in Gazze başta olmak üzere Filistin'de pervasız saldırılarına devam etmesine izin verilirse bu sadece Filistinlilerle kalmaz, bütün bölgeyi ateşe atar. Bu değerlendirmemizin gerçekleştiğini maalesef geçtiğimiz süreç içerisinde gördük. İsrail Lübnan'a yönelik hava saldırılarını karasal işgale dönüştürdü ve Lübnan'ın güneyini işgal etti. Lübnan'da konuşlu Birleşmiş Milletler Gücü UNIFIL'e saldırmaktan da çekinmeyen İsrail tüm uluslararası hukuk kurallarını hiçe saydı. Lübnan içindeki beş noktada ise İsrail askeri mevcudiyeti devam etmekte. İsrail geçiş sürecindeki Suriye'ye yönelik saldırılarını ve Suriye içinde işgalci varlığını da sürdürmektedir. Bu doğrultuda Golan Tepeleri'ndeki işgalini genişletmiş, Suriye topraklarının içine kadar girmiş, Şam'ı vuracak kadar cüretkar bir hezeyan içerisine girmiştir. İsrail Suriye'deki hassas noktaları kaşıyarak istikrarlı, güçlü, milli birlik ve beraberliğini sağlamış ve toprak bütünlüğüne sahip bir Suriye istemediğini açıkça göstermiştir. Suriye'nin kadim ve değerli topluluklarının bu çarpık hedefler doğrultusunda istismar edilmesine asla izin vermeyeceğiz. Diğer yandan İsrail ve İran arasında devam eden gerilim ise tüm bölgemiz için risk teşkil etmektedir. İsrail'in yıl boyunca Gazze, Lübnan, Yemen, Suriye ve İran'a gerçekleştirdiği saldırılar uluslararası hukuku ve insani değerleri hiçe sayan bölgesel istikrarı tehdit eden ve tüm coğrafyamızı kaosa sürükleyebilecek nitelikteki eylemlerdir. Bu pervasız tavır devlet sorumluluğu taşımaktan uzak, uluslararası düzene meydan okuyan bir terör devleti zihniyetinin en açık göstergesidir. Saygıdeğer milletvekilleri, Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizin kendi topraklarında var olma mücadelesini her zaman destekledik. İsrail'in zulmünü her daim uluslararası gündemin ön sıralarında tuttuk. Başından beri bu konudaki gayretlerimizi daha önce de defalarca ifade ettim, iki ana kulvarda sürdürdük. Birincisi mevcut soykırımın ve savaşın bir an önce Gazze'de durması, insani yardımların hemen içeriye girmesi. İkinci kulvarımız ise buna paralel iki devletli çözümün gündemde tutulması ve dünya genelinde kabul görmesi. Bu doğrultuda fikirdaş ülkelerle birlikte uluslararası toplumu harekete geçirmek ve İsrail üzerinde baskı kurmak için sizlerin de şahit olduğu gibi yoğun bir çaba sarf ettik. Bu süreçte milletimizden aldığımız güç attığımız kararlı adımlara dayanak noktamız oldu. Filistin davası ülkemizde tüm kesimlerin savunduğu öncelikli bir meseledir. Yaptırımlar bağlamında dünyada Türkiye'den daha ileri adım atmış şu anda başka bir ülke yok. Çok sayıda diplomatik, hukuki ve ticari tedbiri hayata geçirdik. İsrail'le ticaretimizi tamamen kestik. İsrail gemilerine limanlarımızı kapattık. Türk gemilerinin İsrail limanlarına gitmesine izin vermiyoruz. İsrail'le ticaretini tamamen kesen başka ülke, altını çiziyorum, bulunmamaktadır. İsrail'e silah ile mühimmat taşıyan konteyner gemilerinin ülkemiz limanlarına girmesine, uçakların ise hava sahamıza girmesine izin vermiyoruz. İlk günden itibaren devletimizin imkan ve kabiliyetleri seferber edilerek Gazze'ye kapsamlı insani yardımlar ulaştırılmıştır. 7 Ekim'den bu yana ülkemiz Gazze'ye ulaştırdığı ayni ve nakli yardımlar bakımından en önde gelen ülkeler arasındadır. Toplam yardımlarımız 100.000 tonu geçmiştir. Yardımlarımızın Gazze'ye ulaştırılmasında muazzam bir çaba gösteren AFAD ve Kızılay'a huzurlarınızda teşekkür ediyoruz. Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı, yaygın bilinen ismiyle UNRWA, desteklerimiz çerçevesinde Gazze'nin bir yıllık ihtiyacını karşılayacak boyutta un yardımında bulunduk. Kızılay tarafından kurulan aşevleri her gün on binlerce kişiye sıcak yemek sağlamakta. AFAD'ın ve Kızılay'ın işbirliğiyle milyonlarca litre içme suyu halka ulaştırılmaktadır. Ayrıca Sağlık Bakanlığımızın desteğiyle yüzlerce Filistinli hasta ve refakatçi ülkemize tahliye edilmektedir. Diplomatik alanda da aynı şekilde ön saflardayız. Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda küresel ve bölgesel düzeyde yürüttüğü diplomasiyle meseleyi tüm muhataplarıyla ele almıştır ve ele almaya devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl hatırlayacaksınız Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda Filistin üzerine yaptığı tarihi konuşma insanlık vicdanını harekete geçiren bir manifesto niteliği taşımıştır. Türkiye olarak çok taraflı platformlarda sürdürdüğümüz yoğun diplomasi trafiğiyle farklı uluslararası yapılarda etkin bir rol üstlendik. Sayısız ziyaret, sayısız telefon görüşmeleri gerçekleştirdik. Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi gibi uluslararası kuruluşlarla ortak çalışmalar yürüttük. Filistin'e güçlü desteğimizi göstermek maksadıyla İslam İşbirliği Teşkilatı Arap Ligi temas grubuna 7 ülkeyle birlikte öncülük ettik. İki devletli çözüm çalışma grubuna İrlanda ile eş başkanlık yaptık. Sayın TBMM Başkanımızın girişimleri ve Sayın Cumhurbaşkanımızın iştirakleriyle Filistin'i destekleyen parlamentolar grubu toplantısını 18 Nisan 2025'te İstanbul'da düzenledik. Bugün İsrail'e silah transferinin durdurulmasının hayati önemi iyice belirgin hale gelmiştir. Bu çerçevede İsrail'in savaş makinesini besleyen silah ve mühimmat tedarikinin durdurulması çağrısıyla 52 ülkenin katılımıyla Birleşmiş Milletler nezdinde önemli bir uluslararası girişime imza attık. Tüm bu adımları atarken devam eden ateşkes müzakerelerinde gerek istihbarat diplomasisi gerek açık diplomasi olmak üzere önemli roller üstlendik. Taraflarla görüşmelerimizi sürdürerek kalıcı barış yolunda bir an evvel ateşkesin tesis edilmesini kolaylaştıracak adımları atma gayreti içerisinde olduk. Saygıdeğer milletvekilleri, Gazze'deki acı tabloya rağmen zulme karşı duruşumuz ve çabalarımız sayesinde İsrail'e evvelce destek veren ülkeler dahi artık iki devletli çözüm fikrini benimsemeye başlamıştır. Öncülük ettiğimiz ve aktif olarak yer aldığımız bu girişimler birçok ülkenin Filistin'i tanıma karar almasında da önemli bir rol oynamıştır. Nitekim İngiltere, Fransa, Kanada, Malta, Yeni Zelanda, Portekiz ve Avustralya'nın da aralarında bulunduğu ülkeler Filistin devletini Eylül ayında tanıma niyetlerini sizlerin de bildiği gibi duyurmuşlardır. Bu Filistin meselesinde uluslararası diplomasi açısından tarihi bir kırılmadır. Bu ülkelerin Gazze'deki insani felaketin artık son bulması taleplerini yüksek sesle dillendirmeye başlaması geç kalınmış fakat oldukça değerli bir adımdır. Kararlı diplomatik çabalarımızla daha önce bu konuda net tavır alamayan ülkeleri dahi sürecin çok şükür paydaşları haline getirdik. Gayretlerimiz sayesinde İsrail'in yıllardır zihinlerde inşa ettiği o sahte meşruiyet zemini artık çökmüş, kurduğu illüzyon perdesi nihayetinde inmiştir. Yaşanan vahşetin büyüklüğü karşısında maske düşmüş, Batı kamuoyları ilk kez gerçek bir vicdan muhasebesine mecbur kalmıştır. Bugün itibarıyla yaklaşık 150 ülke Filistin'i tanımış durumdadır. İslam dünyasının yanı sıra İspanya, İrlanda ve Slovenya gibi Avrupalı fikirdaş ülkelerle yakın temaslarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Üç gün önce Dublin'de AB dönem başkanlığını devralacak olan İrlanda ile bu meseleleri etraflıca istişare ettik. İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi dönem başkanlığımız kapsamında Filistin konusunu öne çıkardık. Dışişleri Bakanları Konseyini 25 Ağustos'ta bildiğiniz gibi Cidde'de olağanüstü toplantıya çağırdık. Başkanlık ettiğimiz bu toplantıda İslam dünyası olarak tek bir yürek halinde nasıl ortak bir duruş sergileyeceğimizi ve uluslararası toplumu nasıl acilen harekete geçirebileceğimizi detaylarıyla ele aldık. Şimdi önümüzdeki en büyük görev Filistin'in tanınması yolunda oluşan bu tarihi ivmeyi sürdürmek ve daha da büyütmektir. Diğer yandan İsrail'in işlediği suçların cezasız kalmamasına da önem atfediyoruz. 8 Ağustos 2024 tarihinde Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına müdahil olmak için başvuruda bulunduk. Ülkemiz Uluslararası Adalet Divanı'nda Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan soykırım davasına müdahil olan sadece, tekrar ediyorum, sadece 13 ülkeden birisidir. İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarındaki uygulamalarına dair istişari görüş sürecine de aktif olarak katıldık. İsrail'in BM ve diğer uluslararası kuruluşlara karşı hukuki sorumluluklarıyla ilgili sürece önemli katkılar sağladık. Burada da bu konuda destek veren parlamenter arkadaşlarımız aramızda onlara da huzurlarınızda ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Son olarak Filistin mültecilerine kritik yardımlar sağlayan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu'daki Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın Ankara'da ofis açması için 21 Haziran 2025'te bir anlaşma imzaladık. Değerli milletvekilleri, İsrail'in nihai hedefi Gazze'yi yaşanamaz hale getirmek. Filistinlileri vatanlarından zorla söküp atmaktır. Son operasyon kararıyla birlikte Kuzey Gazze'deki 1 milyon kişinin zorla güneye göç ettirilmesi, Gazzelilerin dar ve küçük bir bölgede sıkıştırılması ve nihayetinde bölgeden ayrılmalarının sağlanması hedeflenmektedir. Yasa dışı yerleşimcilerin daha şimdiden Gazze'deki topraklara yerleşmeye hazırlandığını görüyoruz. Batılı ülkelerde İsrail'in soykırımına karşı büyüyen bir kamuoyu tepkisi bulunuyor. Artık hükümetler daha önce olduğu gibi bunu görmezden gelememektedirler. İsrail uluslararası toplumda tecrit edilmeye başlanmıştır. Bu tepkilerin daha da kolektif bir nitelik kazanması önem taşımakta. Bu çerçevede İsrail'le ticaretin kesilmesi, İsrail'in BM Genel Kurul çalışmalarına katılımının tamamıyla askıya alınması, İsrail'e silah ve mühimmat sevkiyatının sona erdirilmesi, İsrail'in uluslararası toplumdan tecrit edilmesi konularında benzer düşünen ülkelerle beraber adımlar atmaya devam edeceğiz. Bütün diplomatik gayretlerimizi planlı ve sistemli bir şekilde bu çabalar etrafında yoğunlaştırıyoruz. İsrail Filistin'de durdurulamaz, uluslararası hukuka riayet etmeyen tavrına devam ederse bunun bölgesel ve küresel sonuçları olacağı açık. Bu nedenle bölgemizde gerilimi düşürerek barış çabalarını ilerletmek için önde gelen aktörlerle temaslarımızı sürdüreceğiz. Bizim asıl hedefimiz bölgesel sorunlara bölgesel çözümler ilkesiyle hareket ederek Ortadoğu'da barış ve istikrar havzası oluşturmaktır. Bölgemizde kimsenin burnunun kanamasını istemiyoruz. Maalesef İsrail sınır tanımayan yayılmacılığı ile bu vizyonun önünde en büyük engel haline gelmiştir. Halbuki Gazze'de tesis edilecek bir ateşkes bölgedeki gerilimleri düşürecektir. Bu nedenle buradan açıkça uyarıyoruz. Bugün karşımızda bölgeyi ateşe atmaya yemin etmiş bir İsrail var. Büyük İsrail hayali bölge için bir felaket reçetesidir. Netanyahu hükümeti dizginlenmediği takdirde Ortadoğu huzur bulmayacaktır. Sürekli çatışma ve istikrarsızlık Netanyahu hükümetinin çarpık emelleri dışında bölgedeki hiçbir ülkeye İsrail dahil fayda sağlamamaktadır. İsrail'in bölgeye istikrarsızlık ihraç eden politikaları bölge huzuru ve güvenliği için ciddi bir risk teşkil etmektedir. Nihayetinde Ortadoğu bölgesinde barış ve güvenliğin tesis edilememesinin temelinde Filistin-İsrail meselesi yatmaktadır. Bu sorun halledilmeden kalıcı barış ve istikrar sağlanması mümkün değildir. 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletinin kurulması temelinde tesis edilecek iki devletli çözüm tek yoldur. Bunu sadece biz değil artık çok şükür uluslararası kamuoyunun neredeyse tamamı ifade etmektedir. Bölgemizde barış, istikrar ve refahı temin edecek başka bir seçenek de görünmemektedir. Bunun için Filistinli grupların, bölge ülkelerinin, İslam ülkelerinin ve Batı ülkelerinin arasında fikir birliği ve uyumun sağlanması gerekmekte. Bu yönde yoğun çabalarımızda sürdürmekteyiz. Arkadaşlarımız gece gündüz gayretli bir şekilde çalışmaktalar. Saygıdeğer milletvekilleri, İsrail'i destekleyen ülkelerin kamuoylarının da harekete geçirilmesi malumunuz önem arz etmektedir. Bu çerçevede siyasi partilerimizin bu ülkelerdeki muhataplarıyla sıkı temas halinde olmalarının da faydalı olduğunu değerlendiriyoruz. Tüm siyasi partilerin bu konudaki desteği önemli. Parlamenter diplomasi çerçevesinde siz değerli vekillerimizin temaslarını gerçekten çok kıymetli buluyoruz. Yüce meclisimizdeki farklı siyasi görüşlere rağmen Filistin davasının partiler üstü bir nitelik taşımasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Meclisimizdeki tüm siyasi partilerimizin de desteğiyle şiddet sarmalına son vermek ve bölgemize barışı getirmek için el birliğiyle çalışıyoruz. Gerçekten meclisimizdeki bu sarsılmaz birliktelik duruşu Filistin meselesinde bizlere büyük güç vermekte. Bunun için de ayrıca bütün meclise şükranlarımızı arz ediyorum. Saygıdeğer milletvekilleri, Gazze'de işlenen vahşet insanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak şimdiden kayda geçmiştir. Filistinlilerin İsrail ordusuna karşı sürdürdüğü direniş asla unutulmayacaktır. Ancak en büyük direniş şimdi başlamaktadır. Belki bu kan hemen durmayacaktır. Ancak eminiz ki bu kutlu direniş tarihin akışını değiştirecek, ezilenlerin sembolü olacak, çürümüş bir düzenin taşlarını yerinden oynatacaktır. Unutulmamalıdır ki zulüm ile abad olunmaz ve her zalim nihayetinde kendi sonunu hazırlar. Gazze'deki çocukların çığlığı insanlığın vicdanında bir kıvılcım yakmıştır. O kıvılcım büyüyerek bir büyük dönüşümün öncüsü olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemizin adaletin ve vicdanın gür sesi olması devam edecektir. Türkiye olarak daha adil bir düzenin inşası için yol gösteren kutup yıldızı olmayı sürdüreceğiz. Bundan sonra da mazlumun umudu, zalimin hasmı olmaya devam edeceğiz. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Gelişmeleri kaçırmamak için SonTurkHaber.com'dan en güncel haberleri takip edin.
seeGörüntülenme:68
embedKaynak:https://halktv.com.tr
archiveBu haber kaynaktan arşivlenmiştir 29 Ağustos 2025 15:08 kaynağından arşivlendi
0 Yorum
Giriş yapın, yorum yapmak için...
Yayına ilk cevap veren siz olun...
topEn çok okunanlar
Şu anda en çok tartışılan olaylar

Ticaret Bakanı Ömer Bolat Erzurum da konuştu: Milli gelirde 1.4 trilyon doları da hep birlikte aşacağız Türkiye Ekonomisi Haberleri

28 Ağustos 2025 20:54see173

Sağlık Bakanlığı 18 bin personel alımı: Sağlık Bakanlığı 2. etap personel alımı başvurusu başladı mı? ÖSYM kılavuzu yayınladı mı?

28 Ağustos 2025 12:10see169

Mesai bitimine dakikalar kala Aziz İhsan Aktaş tan Adliye ye sürpriz ziyaret

27 Ağustos 2025 19:49see169

Icardi eski takım arkadaşı Aktürkoğlu’nun fotoğrafını paylaştı

28 Ağustos 2025 03:43see165

Gazze Sağlık Bakanlığı: Kıtlık ilan edilmesinden bu yana hiçbir şey değişmedi, toplu ölümler bekliyoruz Ortadoğu Haberleri

27 Ağustos 2025 20:23see162

Cihat Yaycı Türkiye nin gururu Çelik Kubbe nin nasıl çalıştığını adım adım anlattı: İstanbul u vursalar füze Ankara da düşer VİDEO İZLE

28 Ağustos 2025 11:24see160

Letonya maçı galibiyet sonrası Alperen Şengün: Turnuvaya güzel başlangıç yaptık, bizim için çok önemliydi

27 Ağustos 2025 23:29see158

Gaziantep haberleri Başkan Şahin, Kamil Ocak Millet Bahçesi ndeki çalışmalar hakkında bilgi aldı 27 Ağustos 2025

27 Ağustos 2025 17:35see147

Elif Atayman cezaevine giden süreci anlattı: İlk kurban benim

28 Ağustos 2025 01:25see118

Sanat dünyasında taciz iptalleri Kültür Sanat Haberleri

28 Ağustos 2025 04:03see117

İşte Galatasaray ın muhtemel rakipleri! Futbol Haberleri

28 Ağustos 2025 00:38see117

Galatasaray ın Şampiyonlar Ligi ndeki muhtemel rakipleri belli oldu

28 Ağustos 2025 00:29see116

Usulsüz denklik tarifesi: 3000 dolara tıp, 5000 dolara hukuk

29 Ağustos 2025 05:33see116

Aşkı bulduktan sonra evine kapanmıştı... Ünlü çifte dördüncü bebek geliyor... 44 yaşında bir kez daha hamile!

28 Ağustos 2025 11:30see114

Tacizle suçlanan ünlü yönetmenden iddialara yanıt

28 Ağustos 2025 04:36see114

Faizci huzurlu sanayici kâbusta Ekonomi Haberleri

28 Ağustos 2025 04:08see113

Bir dönemin parlak oyuncusuydu... Şimdi elinde kalan güzel hatıralar ve yıkık dökük bir ev... Ünlü oyuncu gökteki yıldızlar gibi kayıp gitti!

28 Ağustos 2025 08:39see113

Batman Valisi Canalp, Mereto Dağı ndaki çalışmaları inceledi Batman Haberleri

27 Ağustos 2025 21:45see113

Bayrampaşalı vatandaşlardan Kocatepe’de 103 üncü yıl coşkusu

28 Ağustos 2025 12:57see113

Bakan Tunç: Özel’e tavsiyemiz yolsuzluk soruşturmalarının sonucunu beklemesi

28 Ağustos 2025 03:04see112
newsSon haberler
Günün en taze ve güncel olayları