Küllüoba: 5 bin yıl öncesinden geleceğe Yeni Şafak Pazar Eki Haberleri
Yenisafak kaynağından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com açıklama yapıyor.
Eskişehir’in Seyitgazi ilçesindeki Küllüoba Höyüğü’nde yapılan kazılarda tam 5 bin yıl öncesine ait mayalanmış, şekil verilmiş ve pişirilmiş ekmek kalıntılarının bulunması ekmeğin insanlık tarihinin en eski ve en temel besin kaynaklarından biri olduğunu kanıtlayan eşsiz keşif olarak değerlendirilmişti. Ekmeğin insanlık tarihinin en eskiye dayanan bir besin olduğunu kanıtlayan bu keşifle birlikte Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde ve Prof. Dr. Murat Türkteki liderliğinde 30 yıldır yürütülen arkeolojik kazı çalışmalarında bugüne kadar pek çok önemli veri elde edildi.
Yakılmasa günümüze ulaşmayacaktı
1996’dan bu yana sürdürülen Küllüoba Höyüğü kazısında gün yüzüne çıkarılan ve ETİ Arkeoloji Müzesi’nde tanıtılan Küllüoba ekmeği gömülü haldeki evin eşik kısmına çok yakın bir yere konulmuş. 2,5 santimetre kalınlığında, 12,5 santimetre genişliğindeki ekmek mayalanmış, pişirilmiş ilk örnek. Fırınlandıktan, pişirildikten sonra yerleştirilmiş. Ekmeğin özellikle arka kısmındaki bitki kalıntıları mayalanma sürecinde bırakıldığı izlerini taşıyor.
Yapılan mikroskobik incelemeler bu ekmeğin hızlı piştiğini, yandığını ve bir taraftan da mayalandığını gösteriyor. Bu ekmekte saptanan buğday ise üretimi halen devam eden ancak oldukça az üretilen bir buğday türü. Gernik buğdayı türü ekmeğin neredeyse yüzde 90’ını muhteva ediyor. O dönemde bazalt taş üzerinde öğütülüyor. İri parçalar halinde olması ise o dönemdeki öğütme işleminin zorluğuna işaret ediyor. Ekmeğin üzerinde araştırmalar yapan Prof. Dr. Türkteki’ye göre 150 derece ve üzerinde piştiğini belirlenen ekmeğin yakılmış olması günümüze kadar ulaşmasını sağlamış.
Beslenme kültürüne ışık tutan hazine
Lesaffre Türkiye Küllüoba ekmeğinin üretimine de ilham kaynağı olan bu kazı çalışmalarına destek veriyor. 170 yılı aşkın bilgi birikimiyle maya endüstrisinde global bir referans olan şirketin dünyadaki her 3 ekmekten birinin üretiminde katkısı bulunuyor.
Şirketin genel müdürü Ünsal Yamaner, Küllüoba projesinin kendileri için yalnızca bir sponsorluk çalışması değil, Anadolu’nun erken dönem yerleşim kültürü ve beslenme alışkanlıklarına ışık tutan eşsiz bir hazine olduğunu dile getiriyor. Ortaya çıkan ekmek kalıntılarının ve çıkacak yeni bulguların ekmek yapımına ve insanlığın beslenme yolculuğuna dair yeni bilgiler sağladığına inandığını ifade eden Yamaner’e göre, kültürel mirası korumak sadece geçmişe saygı duymak değil, aynı zamanda gelecekteki yenilikler için bir ilham kaynağı olmak gerekiyor.
Gezegeni beslemek ve korumak misyonuyla faaliyet gösteren firma Küllüoba kazılarına sağladığı finansal desteğin yanı sıra, kazı alanında güvenli yürüyüş yolları, ziyaretçiler için karşılama ve dinlenme alanları gibi düzenlemelerle ziyaretçi deneyimini de iyileştirmeyi hedefliyor. Ayrıca, bölgenin zengin tarihsel geçmişini yaşatmak amacıyla, yaklaşık 5000 yıl önce bölgede yetiştiği bilinen buğday çeşitlerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımına yönelik çalışmalar da planlanıyor.
Gözüme takılanlar
Ayçiçeğinde vergi ayarı
Ayçiçeği tohumu ve yağında gümrük vergileri yeniden düzenlendi. 1 Ekim itibarıyla yağlık ayçiçeği tohumu ithalatında yüzde 12, ham ayçiçeği yağında yüzde 30 gümrük vergisi uygulanacak. Tüketimin tamamının üretimle karşılanmadığı yağlık ayçiçeği tohumunda ihtiyacın bir kısmı ithalat yoluyla karşılanması sebebiyle spekülatif fiyat artışlarını önlemek ve tüketiciyi korumak için zaman zaman çeşitli tedbir alınıyor.
Kayseri’ye ekolojik pazar
2013’ten beri ağustos ile kasım ayları arasında her pazar günü halkı organik gıdalarla buluşturan “%100 Ekolojik Pazar” 17 Ağustos’ta Kayseri’nin Kocasinan ilçesinde kapılarını açtı. Halkı zehirsiz gıda ile aracısız olarak buluşturan organizasyona Kapadokya Organik Tarım Üreticileri Birliği Derneği, Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Kocasinan Belediyesi ve Kayseri Tarım ve Orman İl Müdürlüğü destek veriyor.
Türkiye’nin kuraklık haritası
Uydu verilerinden yararlanılarak geliştirilen yazılımla Türkiye’nin “kuraklık haritası” çıkarıldı. Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, Avrupa Uzay Ajansı'nın Sentinel-2 uydularından elde edilen verileri, kendi geliştirdikleri yazılımla birleştirerek Türkiye’nin kuraklık seviyesini haritalandırdı. Geliştirilen sistem sayesinde bitkilerin su içeriği analiz edildi.

Serpme börek
Antalya serpme böreği yörede düğünlerde, mevlit ve cenazelerde sunulan özel bir börektir. Eskiden fıtır börek olarak adlandırılan bu böreğin çıkış noktasının ramazan aylarında fitre çıkarıp dağıtma geleneği olduğu ve bölge kültüründe sadaka niyetiyle ikram olarak sunulan bir yiyecek olduğu bilinir. Antalya ile özdeşlemiş olan bu böreğin hamuru un, tuz ve sudan oluşur. Hamur, oklava ve merdane kullanılmadan tamamıyla el işçiliğiyle kâğıt inceliğinde açılır. Böreğin iç harcı, kıyma veya peynir olmak üzere iki çeşittir. Ancak günümüzde talebe bağlı olarak farklı iç malzemelerle üretildiği de görülmektedir. Kıymalı iç malzeme için soğan ve kıyma ayrı ayrı tavalarda kavrulup sonradan ikisi birleştirilir ve 5 dakika daha birlikte kavurulur. Üzerine karabiber, maydanoz ve tuz eklenir. Peynirli iç malzemesi için tuzsuz lor peyniri süt ile inceltilerek yoğunluğu azaltılır. Diğer malzemeler ise tek başına ya da soğanla kavrularak hazırlanabilir.


