Önce Tiran, şimdi Atina! Bektaşilik resmen dini yapı oldu
Haber Global kaynağından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com açıklama yapıyor.
Balkanlar'da son dönemde Alevi-Bektaşi inancına yönelik hem siyasi hem de kültürel adımlar atılıyor. İlk olarak Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, başkent Tiran yakınlarında; Bektaşiliğin ülkedeki en önemli dini merkezinin yer aldığı alanda, Vatikan benzeri bir 'Bektaşi din devleti' kurulacağını açıklamıştı. Ülkedeki Bektaşi dini önder Baba Mondi'nin bu devletin lideri olacağı açıklanırken; bu kez de Yunanistan, Trakya ve Makedonya bölgelerinde yaygın olarak bulunan Alevi-Bektaşi inancını resmen 'dini yapı' olarak tanımladı. Ancak Rumeli sivil toplum örgütleri, Yunanistan'ın, Batı Trakya Türklerinin kendi müftülerini seçmesine izin vermemesine benzer şekilde Batı Trakya'daki Bektaşi toplumu içinde de ayrımcılık yaptığı bilgisini verdi. Karadeniz Rumeli Dernekleri Federasyonu Başkanı Salih Meriç, Balkanlar'da Bektaşiliğin geçmişi ve bugünlerde yaşananlarla ilgili açıklamalarda bulundu.

"Kızıldeli Sultan" adıyla yaygın olarak bilinen Seyyid Ali Sultan'ın, Osmanlı Devleti’nin kuruluş döneminde Rumeli’nin Türkleşmesi ve İslamlaşmasında önemli roller üstlenen bir gazi-derviş olduğunu belirten Meriç, "Yıldırım Bayezid döneminden itibaren tekkesi için vakıflar tahsis edildi ve adına bir 'Velayetname' kaleme alındı" dedi. Arnavutluk'taki girişimle ilgili tartışmaların olduğunu belirten Meriç şunları söyledi: "Arnavutluk sınırları içinde Baba Mondi (Edmond Brahimaj) başkanlığında bir Bektaşi Devleti kurulması için çalışmalar başladı. Öncelikle Baba Mondi’nin kendisini Dedebaba ilan etmesi, Bektaşi erkânına göre geçersizdir. Bektaşilik, asırlardır devlet kurma, siyasi nüfuz elde etme ya da inancı siyasi aygıtlara dönüştürme gibi bir kaygı gütmemiştir. Bugün bu yönde atılan adımlar, ne bu inancın özüne ne de tarihsel pratiğine uymaktadır."
MERKEZİ TÜRKİYE'DİRMeriç, "Yüzyıllardır devam eden Bektaşilik geleneği ve kurallarına göre merkezimiz bugün Türkiye sınırları içinde yer alan Alevi Ocakları'nın da Serçeşmesi olan Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı. Türkiye’de bu hiyerarşik sistem, tarih boyunca devam ettiği gibi kesintisiz bir şekilde bugün de devam etmektedir" dedi.
Yunanistan'ın da bu konuda 2017 yılından beri bazı adımlar attığını hatırlatan Meriç, Atina'nın Bektaşiler arasında ayrımcı bir tutum takındığını belirterek şunları söyledi: "Her yıl Alevi-Bektaşi soydaşlarımız tarafından yağlı güreşler, panayırlar düzenlenir. Bu yıl da 671. panayır yapıldı. Etkinlik yıllarca Seçek Eğitim ve Kültür Derneği ile Seyyid Ali Sultan Dergahı işbirliğiyle yapılırdı. Ancak 2017’de Seyyid Ali Dergahı ortaklıktan ayrıldı. O dönemde dergahın mevcut postnişini hakkında bir ihbarla tutuklama kararı alındı ve 6 ay tutuklu kaldı. Yerine gelen postnişin ile bu sürecin kapıları aralandı. Oluşturulan yönetim ‘Yunan Bektaşi' kimliğini; Seçek Derneği ise ‘Türk Bektaşi' kimliğini’ savunuyor."

Meriç şu bilgileri verdi: "3 Ağustos'ta aynı gün iki farklı panayıra katılım oldu. Ruşanlar’daki etkinliğe Bakan Sofia Zacharaki ve üst düzey Yunan yetkililer katıldı. Atanmış müftüler, devletin el koyduğu vakıfların yöneticileri, göstermelik azınlık temsilcileri de oradaydı. Geçtiğimiz günlerde Alevi-Bektaşilik, 'resmî dinî yapı' olarak tanındı. Yeni yasa bu panayırda adeta kutlandı. Yunanistan 2000'li yılların başından itibaren Batı Trakya Müslüman Türk azınlığı üzerindeki politikalarını eğitim, vakıf malları, müftülükler, siyasi partiler, belediyeler üzerinde ilmek ilmek işleyerek bu durumu getirdi."
[email protected]
Kaynak: Web Özel


