Büyük Zaferin 103. yıl dönümü: Bir milletin yeniden doğduğu gün 30 Ağustos
SonTurkHaber.com, Halktv kaynağından alınan verilere dayanarak haber yayımlıyor.
Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emperyalizme esir olmamak için başlattığı büyük kurtuluş mücadelesi 103 yıl önce bugün zaferle sonuçlandı.
Türk milleti kendisini esir etmeye çalışan emperyalist devletleri, Atatürk ve silah arkadaşlarının sayesinde büyük bir hüsrana uğrattı.
Halk TV olarak 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz.
TARİHE ALTIN HARFLERLE YAZILAN ZAFERDünya tarihine altın harflerle yazılan bu büyük kahramanlık destanı, Atatürk'ün İstanbul'daki işgal vaziyetini kabul etmeyerek Samsun'a doğru yola çıkmasıyla başladı. Düşman kuvvetlerine karşı "Geldikleri gibi giderler" diyerek kurtuluş mücadelesinin meşalesini yakan Atatürk, 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıktı.
Ülkenin ve halkın içinde bulunduğu vaziyeti Atatürk, Büyük Nutuk'ta şu ifadelerle anlatır :
"1919 yılı Mayısının 19'uncu günü Samsun'a çıktım. Ülkenin genel durumu ve görünüşü şöyledir: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu grup, I. Dünya Savaşı'nda yenilmiş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir ateşkes anlaşması imzalanmış. Büyük Savaş'ın uzun yılları boyunca millet yorgun ve fakir bir durumda. Milleti ve memleketi I. Dünya Savaşı'na sürükleyenler, kendi hayatlarını kurtarma kaygısına düşerek memleketten kaçmışlar.Saltanat ve hilâfet makamında oturan Vahdettin soysuzlaşmış, şahsını ve bir de tahtını koruyabileceğini hayal ettiği alçakça tedbirler araştırmakta. Damat Ferit Paşa 'nın başkanlığındaki hükümet âciz, haysiyetsiz ve korkak. Yalnız padişahın iradesine boyun eğmekte ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecekleri herhangi bir duruma razı.Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta..."İşte bu vaziyet içinde bırakılan Türk milleti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve beraberindeki büyük komutanlarla birlikte kurtuluş mücadelesine destek verdi.
Milletin kısıtlı imkanına rağmen kurtuluş umudunu bir an olsun yitirmeyen Atatürk, "Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim" diyerek bu mücadeleyi yürüttü.
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞDUĞU AN: '30 AĞUSTOS'1919'da başlayıp yıllarca süren mücadele 26 Ağustos 1922 tarihinde büyük bir kırılma yaşadı.
22 Ağustos - 13 Eylül 1921 tarihleri arasında Yunan ordusuna karşı yapılan Sakarya Meydan Muharebesi'nde zafer elde eden Türk Ordusu, buna rağmen işgal güçleriyle baş edecek güçte değildi.
Ordunun eksiklerini gidermesi için halktan özveride bulunması istendi. Bütün mali kaynaklar son sınıra kadar zorlandı ve hemen hazırlıklara başlandı; subaylar ve askerler taarruz için eğitilmeye başlandı. Ülkenin tüm kaynakları ordunun emrine verildi.Yaklaşık 1 yıl süren hazırlıkların ardından 26 Ağustos 1922'de Başkomutan Atatürk, Türk ordusuna taarruz emri verdi. Büyük Taarruz olarak bahsedilen bu mücadele dünya savaş tarihinin en uzun süren taarruzu olarak biliniyor.

Taarruz emrinin ardından elde edilen bu zafer, 1922 yılında, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçmiştir:
26 Ağustos'ta 04.30'da başlayan taarruzda Türk askeri birkaç saatte süngü hücumu yaparak Tınaztepe'yi kontrol altına aldı. Ardından Belentepe ve Kalecik Sivrisi düşman işgalinden kurtarıldı.İlk gün 1. Ordu birlikleri Büyük Kaleciktepe'den Çiğiltepe'ye kadar 15 kilometrelik bir bölgede birinci hat mevzilerini ele geçirdi.27 Ağustos Pazar günü Afyonkarahisar, 8. Tümen tarafından kurtarıldı. 28 ve 29 Ağustos'ta da devam eden muharebede düşmanın 5. tümeni etkisiz kılındı.29 Ağustos gecesi Atatürk liderliğinde durum değerlendirmesi yapan komutanlar, hemen harekete geçilip taarruzun kısa sürede sonuçlandırılmasını kararlaştırdı ve planın 30 Ağustos'ta aksamadan uygulanması için önlemler alındı.Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.
Onun bizzat yönettiği Dumlupınar'daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş Deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti.
Bölyece Kurutuluş Savaşı'nın kazanılması yolunda büyük önem taşıyan Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi 30 Ağustos'ta zaferle noktalandı.
30 Ağustos Zaferi, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde büyük bir moral kaynağı oldu.

Zaferin ardından 1 Eylül'de Dumlupınar'daki Batı Cephesi Komutanı İsmet İnönü liderliğindeki tüm subay ve erlere okunmak üzere yayımladığı bildiride şu emri verdi:
"Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!''
"İlk hedefiniz Akdeniz'dir ileri!" emrini alan ordu süratle işgal altındaki İzmir'e doğru yola çıktı. İzmir'in de 9 Eylül'de düşman işgalinden kurtarılmasının ardından direnci kırılan düşman ordusu Atatürk'ün de dediği gibi geldikleri gibi gitti.
Bu zafer, aynı zamanda Lozan Antlaşması'nın imzalanmasına ve Türkiye Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda tanınmasına giden yolda önemli bir adım olarak değerlendirildi.



