İsrail ilişkisi hükümeti çökertti Dünya Haberleri
Yenisafak sayfasından alınan verilere dayanarak, SonTurkHaber.com duyuruda bulunuyor.
Siyasi krizleriyle ünlü Hollanda, koalisyonları kurulması ve dağılması ile sürekli manşetlerde. Ülkede bir kez daha koalisyon hükümeti dağılırken, yaşanan krizde, Gazze’deki imha süreci ve soykırım etkili oldu. Hollanda halkının sokakları harekete geçiren vicdanı, siyasi karar mekanizmasına yansıyınca, koalisyona dağıldı ve erken seçim kararı alındı. Yalnız, hükümeti dağıtan sokağın tepkisi değil, sokağa kulak veren koalisyon ortaklarının, İsrail lobisi şeklinde hareket eden diğer koalisyon ortakları tarafından engellenmesi. Belki biraz tuhaf olacak ama Hollandalı kabine üyelerinin Gazze için sergilediği insaflı tutuma, Netanyahu hükümeti safında yer alarak engelleyen de kendisinin Kürt olduğunu sık sık vurgulayan, Türkiye kökenli Hollandalı siyasetçi Dilan Yeşilgöz–Zegerius. Hollanda’da Kasım 2023 seçimlerini İslam karşıtı Geert Wilders (PVV) kazanmış olsa da başbakan olamadı. Partisi PVV, diğer partiler NSC, VVD ve BBB ile koalisyona gitti. Koalisyon hükümetine de başbakan olarak bir bürokratın getirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı. Tarafsız bir profile sahip olan Hollanda İstihbarat Teşkilatı (AIVD) Dick Schoof Başbakan olarak tercih edildi. Ancak, hükümetten Geerd Wilders ve parti daha geçtiğimiz haziran başında çekildi. Başbakan Schoof da istifasını vermiş olmasına rağmen, geçici hükümet başkanı olarak görevini sürdürüyordu.
GAZZE DRAMINA SESSİZ KALMADI
Milli mutabakat hükümeti gibi işleyen son kabinede mevcut 16 bakanlıktan 8’i Yeni Sosyal Sözleşme Partisi’deydi (NSC). Anahtar parti konumunda olan NSC yüzde 20 oy almasına rağmen hükümet içinde etkili olmak amacıyla 8 sandalye talep etmişti. Kabinede eski bir diplomat olan Caspar Veldkamp tarfından temsil edilen (NSC) uluslararası arenada İsrail’e karşı yükselen kayıtsız kalınmaması çağrılarını, hükümet bünyesinde savunmaya başlayınca, diğer partilerin engellemesiyle karşılaştı. Gazze’deki insani kriz ve İsrail’in Batı Şeria’daki yeni yerleşimler inşaası, politikalarına karşı sert yaptırımlar uygulanması talebi, hükümet içinde derin görüş ayrılıklarına yol açtı. Dışişleri Bakanı Caspar Veldkamp, koalisyon ortaklarının bu talepleri reddetmesi üzerine 22 Ağustos 2025 tarihinde görevinden istifa etti. Veldkamp’ın ardından, Yeni Sosyal Sözleşme Partisi (NSC) bünyesindeki dört bakan ve dört müsteşar da istifa ederek hükümetten ayrıldı. Bu gelişme, koalisyonun fiilen sona ermesine ve erken seçimlerin gündeme gelmesine neden oldu. Başbakan Dick Schoof, hükümetin 29 Ekim 2025’te yapılacak erken seçimlere kadar yalnızca zorunlu idari işleri yürüteceğini açıkladı. Ancak, İsrail’e yönelik yaptırımlar ve Gazze politikasıyla ilgili kararların ertelenmesi, ülkenin dış politikasında belirsizliğe yol açıyor.
LOBİLERİN ETKİSİ
Aslında Wilders Aralık 2024’te İsrail’e yaptığı ziyarette, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) Netanyahu ve Yoav Gallant için çıkardığı tutuklama kararını eleştirirmiş ve “Dünya çıldırmış” sözü ile tepki vermişti. Hollanda, Lahey Uluslararası Ceza Mahkemesinin ev sahibi olması nedeni ile sürekli farklı etkilerin hedefinde olan bir ülke. Bu etkilerin zaman zaman iç politikaya yansımaması mümkün değil. Hollanda hükümetinin, özellikle Dışişleri Bakanı Veldkamp tarafından temsil edilen Gazze konusundaki insani adımları, İsrail’in sert tepkisiyle karşılaştı. Netanyahu yönetimi ve İsrail diplomatik çevreleri, Hollanda’nın yeni yaptırımlarını eleştirerek, ülkenin uluslararası ilişkilerinde itibar kaybına yol açabileceğini belirtti. Başkanlığını Dilan Yeşilgöz’ün yaptığı Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi’nin İsrailli bakanlar Bezalel Smotrich ve Itamar Ben-Gvir’in istenmeyen adam ilan edilmesine karşı tutumu, ülkeyi böldü.
YEŞİLGÖZ’ÜN EŞİ DE YAHUDİ
Yeşilöz’ün liderliğini yaptığı Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) ABD’deki İsrail yanlısı AIPAC benzeri lobilerle sürdürdüğü yakın temaslar, hükümetin İsrail politikaları üzerinde baskı oluşturan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Tunceli kökenli olan, bekarlık adı ile Dilan Yeşilgöz, Yahudi eşi René Zegerius ile 2014’te evlendikten sonra Dilan Yeşilgöz-Zegerius ismini kullanmaya başladı. Hem Türk hem Hollanda vatandaşı. Eşi René GGD Amsterdam’da program yöneticisi olarak çalışıyor. Aynı zamanda Yahudi kulübü olarak bilinen Amsterdam futbol kulübünün yönetiminde.
KAMUOYU TEPKİLERİ
Gazze gündemi Hollanda kamuoyunda ilk sırada. İnsan hakları kurumları ve Uluslararası Hukuk Danışma Komitesi, caydırıcı yaptırımların önemine vurgu yaparken, sosyal medya üzerinden yükselen tartışmalar hükümetin kriz yönetimini zorlaştırdı. Kamuoyu araştırmalarına göre, halkın yaklaşık %78’i İsrail ve Netanyahu politikalarına olumsuz bakıyor, bu da siyasette yeni dengeleri belirleyecek bir etken olarak öne çıkıyor. Hükümet Krizinde son gazete başlıklarına göz attığımızda ‘‘İsrail’e Gazze savaşı nedeniyle önerdiği yaptırımların reddedilmesi, Schoof hükümetini dağılma noktasına getirdi’’ yorumu De Volkskrant gazetesinde ön plana çıkıyor. Hollanda basınındaki ‘‘Hollanda ve İsveç’ten AB’ye: İsrail’e Karşı Acil Yaptırım Çağrısı’’ başlığı ise ülkedeki hükümet krizinin uluslararası bir soruna dönüşmek üzere olduğunun habercisi. Zira, Hollanda Savunma Bakanı Brekelmans, İsveç’le birlikte AB’ye, Gazze’deki insani kriz nedeniyle İsrail’e karşı yaptırımları sıkılaştırma ve AB-İsrail anlaşmasını askıya alma çağrısı yapmış. Sözün özü, İsrail lobisi Hollanda’da ne kadar güçlü olursa olsun, 1830 yılında idam cezasını kaldırmış, vatana ihanet haricinde 200 yıldır idam uygulamayan bir ülkeden, Netanyahu’nun katliamlarına yataklık etmesini beklemek hayalcilik olur. Bu nedenle Netanyahu’nun katliamlara karşı duran Müslüman kesimlerle tarihi nedenlerle Almanya üzerinden hesaplaşacağını söyleyebiliriz.


